Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/1990 E. 2026/3631 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1990
- Karar No
- 2026/3631
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3803 E., 2026/116 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2025/221 Esas, 2025/441 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d, 168/3, 53, 58... . maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsubuna karar verilmiştir.
B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 23.01.2026 tarihli ve 2025/3803 Esas, 2026/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun Tekerrür hükümleri uygulanmasına ilişkin esas alınan Ankara 70. Asliye Ceza Mahkemesi ilamının esas ve karar numarasının hükümde yazılmaması maddi yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir. " eleştirileri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Üzerine atılı suçu işlemediğine, kendisine iftira atıldığına, olayın sonuna doğru müdahale ettiği için telefon ya da parayı görmediğine, uyuşturucu madde etkisindeyken sadece katılan ile sanık ...'i ayırdığına, olay yerinden panikle kaçma sebebinin açık cezaevinden firar olması nedeniyle olduğuna, tanıklar ..., ... ve ...'ın beyanlarında kendi savunmasını doğruladıklarına, üzerine atılı suçu işlediğine dair kamera görüntüsü veya somut bir delil bulunmadığına, katılan ve tanıkla telefonda görüşmediğine, yan yana gelmediğine, bu eyleme iştirak etmediğine, katılan ve tanığın vermiş olduğu ifadelerin çelişkili olduğuna, madde etkisi altındayken ifade verdiklerine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olmakla ne suretle nitelikli yağma suçundan hüküm kurulduğunun izahının mümkün olmadığına, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de yağma ilişkin bir satır dahi yazılmadığına, hakkında somut delil bulunmayan, aksine lehine tanık beyanları bulunan sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine, sanığın olay yerinde olduğunun belli olmadığına, katılanın telefonunu ve parasının alındığı iddiasının yalnızca soyut ve çelişkili katılan beyanlarında bulunduğuna, mahkemenin telefon ve paranın alındığı kanaatinin nasıl oluştuğuna dair bir satır dahi gerekçe yazamadığına, yalnızca müşteki beyanları esas alınarak mahkûmiyet kararı verilmesinin olanaksız olduğuna, diğer sanık ...'in aşamalarda açıkça müvekkil sanığın olay yerinde olmadığını söyledi yine, Tanık...'nın da sanığın olay sırasında evde uyuduğunu ve olayı ayırmak için dışarı çıktığını söylediğine, tanık ...'in beyanlarının çelişkiler içerdiğine, ayrıca müştekinin beyanları ile çeliştiğine, somut olayda alınan bir telefon ve para olduğu iddiasına istinaden sanığın yağma suçundan mahkûmiyeti talep edilmişse de söz konusu telefonun da paranın da ortada olmadığına, mahkemenin gerekçesinde de ne telefon ne de paraya ilişkin bir şey yazılmadığına, tabiri caizse yaralama dosyası olarak gerekçe yazıldığına fakat nitelikli yağmadan hüküm kurulduğuna, müştekinin şikayetini geri alma hususunun da dikkate alınması gerektiğine, yağma suçunun sübut etmediğine, mahkûmiyet kararının bozulması, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi ve mahkemenin aksi kanaatte olması halinde lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükümünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,28.04.2026 tarihinde karar verildi.