Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/1764 E. 2026/2887 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1764
Karar No
2026/2887
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/3 E., 2026/152 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2025 tarihli ve 2025/172 Esas, 2025/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 62, 58... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 15.01.2026 tarihli ve 2026/3 Esas, 2026/152 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun tekerrür hükümleri bakımından düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; Çelişkili tanık beyanlarına dayanılarak ve somut delil bulunmadan mahkumiyet hükmü kurulduğuna, yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin tanık beyanları ve aşamalarda uyumlu mağdur beyanları ile saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alınarak cezanın belirlenmesinin isabetli olduğu, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2026/1764, K. 2026/2887, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2026-1764-e-2026-2887-k-dc6ccc2534c0