Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/116 E. 2026/3560 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2026/116
Karar No
2026/3560
Karar Tarihi

KANUN YARARINA BOZMA

Mala zarar verme suçundan sanıklar ... ve ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 151/1, 52... /1. maddeleri uyarınca 1.600,00 Türk lirası ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair, İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2025 tarihli ve 2024/77 Esas, 2025/232 Karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 22.12.2025 gün ve 94660652-105-34-38359-2025-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2026 gün ve 2025/152352 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya üzerinden yapılan incelemede; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 20.11.2017 tarihli ve 2017/4372 Esas, 2017/13189 Karar sayılı ilâmında yer alan "...sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemesi nedeniyle, kesinleşen kararla mahkum olduğunun belirlenip ihbarda bulunulması üzerine, dosyanın yeniden ele alınarak yapılan 14.12.2016 tarihli sanığın da hazır olduğu duruşmada, mağdur ... Karaca’nın şikayetten vazgeçmiş olması nedeniyle, sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetten vazgeçme beyanı dikkate alınmadan kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırıdır...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda katılanlar vekilinin karar tarihinden önce 05.03.2025 tarihli dilekçe ile tüm sanıklar yönünden şikayetçi olmadığını beyan ettiği ve vekaletnamesinde şikayetten vazgeçme yetkisinin bulunduğu görülmekle, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmedikleri hususunun sanıklardan sorulup, sonucuna göre hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2025 tarihli ve 2024/77 Esas, 2025/232 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2026/116, K. 2026/3560, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2026-116-e-2026-3560-k-671a5cb33238