Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/1061 E. 2026/1967 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1061
- Karar No
- 2026/1967
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4276 E. 2025/2987 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2025 tarihli ve 2025/58 Esas, 2025/339 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1a, 58 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.12.2025 tarihli ve 2025/4276 Esas, 2025/2987 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suç vasfının oluşmadığına, şüpheden uzak delil bulunmadığına, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, beraat kararı verilmesine, ilişkindir.
2. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Vekalet ücreti hükmedilmesine, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın isabetli olarak belirlendiği anlaşıldığından ve soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.