Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/5342 E. 2026/3511 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5342
Karar No
2026/3511
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2866 Esas, 2022/840 Karar SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

A.Katılanlar ve mağdurlara yönelik eylemlerin tarihleri dikkate alındığında; doğum tarihi 01.01.1991 olan ...'in mağdurlar ..., ... ve ...'ye yönelik eylemlerinde 18 yaşını tamamladığından hakkında sanık sıfatıyla; Katılanlar ..., ... ile mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik eylemlerinde ise 18 yaşını tamamlamadığından hakkında suça sürüklenen çocuk sıfatıyla, yargılama yapılarak hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

B. Sanıklar hakkındaki hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;

I. Sanıklar ... ve ... Hakkında Mağdurlar ..., ..., ... ve ...'e Yönelik Nitelikli Yağma; Sanık ... Hakkında Katılan ... ile Mağdurlar ..., ..., ..., ... ve ...'e Yönelik Nitelikli Yağma, suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelenmesinde, Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar ... ve ... müdafilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye kısmen aykırı olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, II.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında, Katılan ...'ya Yönelik Nitelikli Yağmaya Teşebbüs; Katılan ... ve Mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e Yönelik Nitelik Yağma, Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden, Suç tarihleri itibariyle 18 yaşını tamamlamadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk ...'a yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, b, c, h, 35, 31/3. maddelerine uyan nitelikli yağma suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-d maddesinde öngörülen 10 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin suça sürüklenen çocuk ...'ın sorgusunun yapıldığı 21.07.2009 tarihinden mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 15.09.2020 tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle kısmen tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

III.Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Nitelikli Yağmaya Teşebbüs, Sanık ... Hakkında Katılan ... ile Mağdurlar ..., ..., ..., ... ve ...'e Yönelik Nitelikli Yağma, Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelenmesinde, Kolluk tarafından sanık ... ile ilgili düzenlenen 27.02.2009 tarihli mülakat/samimi ikrar tutanağında katılan ...'a yönelik eylemle ilgili herhangi bir anlatımın olmadığı ve kolluk tarafından eylemle ilgili sanık ...'tan ayrıca alınmış bir ifade tutanağının da dosya içerisinde bulunmadığı, sanık ...'in ise aşamalarda adı geçenlere yönelik eylemlerle ilgili suçlamaları kabul etmediğinin anlaşılması karşısında, 1.Sanık ...'ın bir kısım eylemlere ilişkin ikrarları da gözetildiğinde, suçların tarih ve saatleri dikkate alınarak her iki sanığın kullandıklarını beyan ettikleri ve ayrıca tespit edilecek cep telefonları ile katılanlar ve mağdurların cep telefonlarının HTS kayıtlarının getirtilerek, hangi baz istasyonlarından sinyal verdiklerinin araştırılması, eylemler sırasında birbirlerine yakın olup olmadıklarının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması,

2.Mağdur ...'tan yağmalanan cep telefonunun suç tarihinden sonra...., ...., ... . ve .... tarafından kullanıldığının kolluk tarafından tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında, adı geçen kullanıcıların ifadelerinin alınarak arama sırasına göre sonraki arama kayıtlarındaki kişiye kendisinden önce kullanılan cep telefonu cihazlarını ne şekilde edindiğinin sorulması,

Ve yukarıda belirtilen bu durumların netleştirilmesinden sonra, delillerin birlikte bütün halinde karar yerinde tartışılarak, sanıkların hızarlık aşamasında alınmış başkaca ifadeleri varsa bunların da gerekçeli kararda gösterilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma/incelemeyle yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle farklı gerekçeyle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi halinde 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi uyarınca yeniden verilecek hükümlerin önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine,

IV. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Mağdurlar ... ve ...'e Yönelik Nitelikli Yağma, Sanıklar ... ve ... Hakkında Mağdur ...'ye Yönelik Nitelikli Yağma, Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelenmesinde İse, Karar tarihinde İzmir 3 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ...'ın duruşmadan vareste tutulması yönünde talebinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesi gereğince sanığın duruşmaya getirtilerek, esas hakkındaki savunması sorulduktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yokluğunda karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi uyarınca yeniden verilecek hükmün önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/5342, K. 2026/3511, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-5342-e-2026-3511-k-a644ea47af40