Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5998 E. 2026/2507 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5998
- Karar No
- 2026/2507
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/546 E., 2024/1801 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/363 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-h, 168/3-4, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2023/546 Esas, 2024/1801 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün sanık ve müdafii istinafı üzerine, "Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre;atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış,diğer istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak, Sanık hakkında Mersin 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/3 16... /322 Karar sayılı ilamı ile ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanmasına karşın ayrıca sanığa ait olmayan Mersin 14.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/3 78... /335 Karar sayılı ilâmı esas alınarak birinci kez mükerrirliğine karar verilerek hükümde çelişki yaratılması, Yasaya aykırı, sanık ve sanık müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, Hükümden Mersin 14.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/3 78... /335 Karar sayılı ilamı esas alınarak birinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanmasına karar verilen paragrafın tamamen çıkartılması suretiyle hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine," denilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Mağdurun bayan arkadaşı olduğuna, uyuşturucu istediğine, kendisinin içme demesine rağmen tartışıp tokat attığına, kendisinin de o anda refleksle bir tokat attığına, bunun üzerine şikayetçi olduğuna, daha sonra pişman olup şikayetinden vazgeçtiğine, suçsuz olduğuna, beraatini talep ettiğine ilişkindir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurun soruşturma aşamasındaki ifadeleri ile kovuşturma aşamasındaki beyanlarının birbirleri ile tamamen çeliştiğine, katılan beyanı ile tanık beyanları arasında çelişki bulunduğuna, çelişkili beyanların hükme esas alınarak ceza tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, tahkikat aşamasında müşteki ile sanık arasında önceye dayalı sanığın anlatımında iddia ettiği gibi sevgililik durumu olup olmadığı sorulmadığına, ayrıca olayın gördüğü iddia edilen tanık ...'nin oğlunun araştırılmadığına, sanık ve müştekinin ilk karşılaştıkları ve olayın gerçekleştiği iddia olunan yer arasında uzun bir mesafe olup yol üzerinde sanığın işbu eylemini gerçekleştirmesi için kimsenin görmeyeceği tenha diye tabir olunan suç eyleminin gerçekleştirilebilecek fiziksel şartları uygun olan yerler bulunduğuna, sanığın işbu eylemi gerçekleştirme eylemi mevcut ise müştekinin gideceği yere kadar bekleyip tam da arkadaşının evinin önünde işbu eylemi gerçekleştirmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanık tarafından müştekinin cüzdan ve telefonun zilyetliği ele geçirildikten sonra müştekinin gittiği konuta kadar götürülerek bırakılmasının da hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğine, müvekkilin yağma eylemini işlediğine dair katılan beyanından başkaca bir delil bulunmadığına, tanığın, bırakalım yağma eylemini, müvekkili dahi görmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilin beraat etmesi beklenirken cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müştekinin zararını karşılamak istediğine, bu hususun mahkemece göz ardı edildiğine, müvekkile zarar karşılayacak olanak ve süre tanınmadığına, kararın bozulması, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükümünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.