Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5425 E. 2026/3953 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5425
Karar No
2026/3953
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4772 E., 2024/168 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi hükümlerinin kaldırılarak yeniden hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Düzeltilerek onama

1. Sanıklar hakkında katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296/1. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

2. Nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan ön inceleme neticesinde ise; hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2019/66 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2,109/3-b, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis; nitelikli yağma suçundan ise aynı Kanun’un 149/1-c, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9 yıl 2 ay hapis, cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf İlk derece mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafileri tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, duruşma açılmadan yapılan inceleme sonucu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 17.01.2024 tarihli ve 2023/4772 Esas, 2024/168 Karar sayılı kararı ile hükümlerin kaldırılmasına ve sanıkların katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2,109/3-a, b- 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis; nitelikli yağma suçundan ise aynı Kanun’un 149/1-a-c,168/3-1, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 7 ay hapis, cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi, suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İstemleri Suçu işlemediklerine, suçun unsurlarının oluşmadığına, iştirak iradesinin olmadığına, mahkumiyeti gerektirir delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi, gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Kural olarak borç ilişkisi doğduğu anda alacaklı veya borçlu sıfatı taşımayan kimselerin 5237 sayılı Kanun'un 150. maddeden istifade edemeyeceği kabul edilmektedir. Ancak bu kural sıkı sıkıya uygulandığında ciddi sakıncaları olduğu görülebilmektedir. Çek senet tahsilatçısı veya mafya bağlantı olmadan hatta çoğu zaman hiçbir maddi veya manevi çıkarı olmadan, bazen zorunluluk bazen dayanışma adı altında olaya katılan kişilere rastlanılmaktadır. Mesela; yakın akrabalardan biri alacağını almak için borçlu olan kişiye giderken birlikte gitmenin çoğu zaman aile bağları gereği zorunlu olduğu açıktır. Bunun gibi işçi veya ortağı olarak çalıştığı birinin alacağını almaya giderken yanında bulunmama halinde çoğu zaman işten çıkarılma veya ortaklığın bitirilmesi durumları yaşanabilmektedir. Ortaklığın maddi zarara uğraması yani kendi zararları da söz konusu olmaktadır. Ayrıca alacak miktarından çalışan veya ortak doğrudan da etkilenmektedir. Ayrıca hem yakın akrabalar hemde ortak ya da çalışan ile patron arasında ekonomik bağlantı olduğu veya olabileceği de açıktır. Yakın arkadaşlar da dayanışma duygusu ve yakın ilişki nedeniyle çoğu zaman hatıra binaen borçluya birlikte gitmektedirler. Bu nedenlerle bu tür durumlarda birlikte hareket etmek zorunluluk arz etmektedir. Bu doğrultuda Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.05.2025 tarihli ve 2024/6-528 Esas, 2025/200 Karar sayılı kararında "...yakın arkadaşlık ilişkisi nedeniyle herhangi bir kişisel menfaati olmaksızın iştirak eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150. maddesinin birinci fıkrasının uygulama şartlarının oluştuğu..." şeklinde vurgulanmıştır.

Temyiz dışı sanık ...'ın katılan ...'ten alacağı olduğu, sanık ...'ın yeğeni sanık ... ve çocukluk arkadaşı olana diğer sanıkların olay günü katılanı sıva işi bahanesiyle konuşmak istediklerini söyleyerek geldikleri araca bindirdikleri, araç içerisinde de "biz ...'ın yeğenleriyiz, amcam sizi bekliyor bir mevzunuz varmış" diyerek ...mevkiinde bir zeytin bahçesine götürdükleri ve sanık ... ile görüntülü telefon görüşmesi yaptırdıklar, sanık ...'ın diğer sanıklara "elinde avucunda nesi varsa alın gerekirse öldürün" dediği, sanıkların tabanca çıkartarak katılanı öldürmekle tehdit ederek dövdükleri "kimseye birşey söylersen seni ve aileni öldürürüz" diyerek tehdit ettikten sonra katılanın aracını alarak olay yerinden uzaklaştıkları olayda, sanık ... ve arkadaşı olan diğer sanıkların ...'ın amcası olan temyiz dışı sanık ...'ın alacağını almak amacıyla olay yerine gittikleri, kendi nam ve hesaplarına hareket etmedikleri ve şahsi menfaat gözetmeksizin suça iştirak etmeleri sebebiyle sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesi delaletiyle hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama ve nitelikli tehdit suçlarını oluşturduğu düşünülmeden yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması,

2. Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi yerine sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi, Hususlarında hükümde hukuka aykırılıklar bulunmuştur.

III. KARAR A. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Ön inceleme bölümünde (1) başlıklı paragrafta açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

B. Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerin incelenmesinde ise, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/5425, K. 2026/3953, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-5425-e-2026-3953-k-c5f65beef74e