Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5229 E. 2026/3505 K. – Silahla Tehdit
Konu: Silahla Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5229
- Karar No
- 2026/3505
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahla Tehdit
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/287 E., 2024/1141 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2023 tarihli ve 2022/392 Esas, 2023/147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 43/2, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında ise, silahla tehdit suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 28.06.2024 tarihli ve 2024/287 Esas, 2024/1141 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları neticesinde, hükümlerin kaldırılmasına; sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a-c, 43/2, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; suça sürüklenen çocuk hakkında ise, silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a-c, 43/2, 43/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Suça Sürüklenen Çocuk Müdafinin Temyiz İstemi Kararın hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğuna, sanık ve suça sürüklenen çocuğun mağdurlara karşı herhangi bir eylemleri olmadığına, suça konu olay ile herhangi bir bağlantıları bulunmadığına, bu hususun mağdurların şikayetten vazgeçme dilekçeleri ve duruşmadaki beyanları ile doğrulandığına, dosyada bulunan CD incelendiğinde, şahısların kim olduğunun anlaşılmadığının görüleceğine, dosya kapsamında sanık ve suça sürüklenen çocuğun suçu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, verilen cezanın fazla olduğuna, ceza verilecekse de alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuktan elde edilen svaplarda hiçbir bulguya rastlanılmadığına, varsayımlarla, kesin ve somut bir delil olmaksızın haksız yere ceza verildiğine, resen dikkate alınacak nedenlerle birlikte kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."
Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden somut olay değerlendirildiğinde, dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun, diğer sanıkla birlikte içerisinde bulunduğu araçtan, mağdurlara silahla ateş edildiği, diğer sanık ...'ten elde edilen svaplarda atış artığına rastlanılmasına karşın suça sürüklenen çocuğun svaplarında atış artığına rastlanılmadığı, incelenen kamera görüntülerinde de, suça sürüklenen çocuk tarafından ateş edildiğinin tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında, taraflar arasında bulunan husumette dikkate alındığında, mağdurların iddialarına ilişkin olarak, iddialarını destekleyen tarafsız tanık beyanı bulunmadığı gibi, suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetini gerektirecek her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat hükmü yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden, dosya kapsamı ve incelenen kamera görüntülerine göre, olay tarihinde, sanık ve suça sürüklenen çocuğun, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç içerisinde bulunduğu sırada, cadde üzerinde yürümekte olan mağdurları gördükleri, aracın yavaşlaması üzerine, sanığın olay sonrası ele geçirilemeyen silahlarla, öldürmeye elverişli olduğu belirlenen yakın mesafeden, hedef almak suretiyle mağdurlara ateş ettiğinin tespit edildiği, mağdurların kaçması üzerine sanığın eylemini tamamlayamadığı, sanıktan elde edilen svaplarda atış artığına rastlanıldığı, 20.09.2022 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporuna göre, 19... mm 4 adedi 7,65 mm olmak üzere toplam 23 adet kovan tespit edildiği, taraflar arasında bulunan husumet, atış sayısı, hedef almak suretiyle yakın mesafeden atış yapıldığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanunun 307. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,22.04.2026 tarihinde karar verildi.