Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5069 E. 2026/3893 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5069
- Karar No
- 2026/3893
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1868 E., 2024/680 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2022/261 Esas, 2023/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d-h, 168/3-2, 62/1. maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.02.2024 tarihli ve 2023/1868 Esas, 2024/680 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d maddesinde düzenlenen “yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde" ve 149/1-h maddesinde düzenlenen "gece vaktinde" nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükmü tesis edilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın yağma suçu işleme kastının mevcut olmadığına, yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın yağma suçu işleme kastının mevcut olmadığına, faydalanma şartının gerçekleşmediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosya kapsamı ve katılanın aşamalardaki beyanına göre, olay günü gece saat 02.00 sıralarında sanık ile katılanın ortak arkadaşları ile vakit geçirmeleri sonrasında sanığa ait araçla diğer arkadaşlarını evlerine bıraktıkları, sanığın bir arkadaşlarının geleceğini söyleyerek katılanı aynı eve tekrar götürdüğü, katılanın arkadaşları gelmeden eve girmeyeceğini söyleyerek apartman merdivenine oturup telefonundan video seyretmeye başladığı, sanığın ısrarla katılandan eve girmesini istediği, katılanın kabul etmemesi üzerine katılanın elinden telefonu çekip aldığı ayrıca katılanın yanında duran el çantasını da aldığı, katılandan eve girmesini istediği, katılanın kolundan tutarak eve sokmaya çalıştığı katılanın telefonu ve çantasını vermesini istediği, bağırmaya başlaması üzerine sesleri duyan apartman görevlisi tanık B. K.’nın yanlarına geldiği, sanığın elindeki katılana ait telefon ve çanta ile asansöre girerek olay yerinden uzaklaştığı şeklinde gelişen somut olayda, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmesi veya alınmasına karşı konulmamaya mecbur edilmesi gerektiği, sanığın katılana ait cep telefonu ve çantasını aldıktan sonra katılanın ısrarla cep telefonu ve çantasını geri istediği, ancak sanığın eşyaları geri vermeyerek sanığın kolundan tutmak suretiyle cebir uygulayarak malın alınmasına karşı koymamaya mecbur ettiği, katılanın bağırması üzerine olay yerine tanık abartman görevlisinin gelmesi üzerine de katılandan aldığı eşyaları geri vermeyerek olay yerinden uzaklaştığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin, katılandan aldığı eşyaları geri vermemek için katılanın kolundan tutmak suretiyle cebir uyguladığı anlaşıldığından, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname' deki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,05.05.2026 tarihinde karar verildi.