Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/4938 E. 2026/4495 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4938
Karar No
2026/4495
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/319 E., 2024/572 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebebinin var olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Katılanın olay günü öğle vakti işyerinden çıktığı alkollü olması sebebiyle eve gitmeden dışarıda vakit geçirmek istediği bu sebeple baba-oğul olan sanıkların alkol aldıkları ormanlık alana uğradığı burada taraflar arasında katılan beyanına göre yan bakma meselesinden, sanık beyanlarına göre eşyalarının katılan tarafından karıştırılması sebebiyle tartışma çıktığı, tartışmaya kimliği belirlenemeyen üçüncü bir şahsın da katıldığı tartışma sonrası katılanın darp edildiği, katılan bu sırada arka cebinde bulunan cüzdanının ve telefonunun alındığını, cüzdanda para olmadığı için yere atıldığını, kimliği belirlenemeyen şahsın telefonuyla birlikte olay yerinden uzaklaştığını sanıklarla beraber bir süre olay yerinde oturduklarını, sanıkların telefonlarından kendisine ait telefonu aradıklarını ancak telefonu açan kimsenin olmadığını belirterek şikayetçi olması üzerine soruşturmanın başladığı, sanıkların ise üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, katılanın eşyalarını karıştırması sebebiyle kavga meydana geldiğini, kavgadan sonra katılan ile oturup konuştuklarını, akabinde katılana ait cep telefonunun bulunması için etrafı aradıklarını hatta katılana böyle bir durum söz konusu ise yeni bir telefon alabileceklerini söylediklerini belirttikleri olayda; katılanın aşamalarda birbiriyle çelişen ifadeleri, katılana ait cep telefonunun olaydan birkaç saat sonra polis memurlarıyla olay yerine gidilerek yaptıkları araştırmada kavganın meydana geldiği yerden 8-10 metre aşağıda ormanlık alanda bulunması, sanıkların suçlamayı kabul etmeyen ve olayla örtüşen ifadeleri gözetilerek, sanıkların nitelikli yağma suçunu işlediklerine dair katılanın soyut ve çelişen beyanları dışında delil bulunmadığı düşünülmeden katılanın beyanlarına üstünlük tanınarak yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmekle,

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, CMK'nın 302. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/4938, K. 2026/4495, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-4938-e-2026-4495-k-993bbbbb4afd