Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/4717 E. 2026/2109 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4717
- Karar No
- 2026/2109
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/120 E., 2024/735 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanık hakkında Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarihli 2022/312 Esas ve 2023/249 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan katılana karşı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)149/1-a-d maddeleri uyarınca 11 Yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsubuna ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 11/03/2024 gün ve 2024/120 E. 2024/735 Karar sayılı ilamı ile "... Olay anına ilişkin kamera görüntü kayıtlarından, eylemin 02/09/2022 günü gece vakti sayılan saat 21:27 sıralarında işyerinde ve silahla işlendiğinin anlaşılması karşısında eylemin TCK.'nun 149/1-a.,d.,h. maddelerinde düzenlenen yağma suçunu oluşturmasına karşın sanığın TCK.'nun 149/1-a.,d. maddelerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından istinaf sebebi yapılmayarak sanık müdafinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE" dair karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Olayın oluş şekline bakıldığında yağma suçunun işlendiğine dair delil bulunmadığına, silahın suçta kullanıldığının belli olmadığına ve hükmün sanık lehine bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın katılanın iş yerine olay tarihi olan 02/09/2022 günü saat 21.50 sıralarında gelerek, kasaya bir adet tabanca bırakıp katılandan 500 TL para aldığı olayda, katılanın aşamalarda alınan beyanlarında her ne kadar kendisinin talebi olmasa da sanığın silahı satmak amacı ile işyerine getirdiğini kabul ettiği ve sanığın silahı direkt kasanın önündeki çekmeceye bıraktığını, sanığın silahı kullanmadığını, kendisine yöneltmediğini beyan etmiştir. Katılana ait işyeri görüntü kayıtlarının incelenmesinde ise sanığın olay günü saat 21.50 sıralarında işyerinin arka tarafında bulunan merdiven boşluğunda katılanla bir süre konuştuğu, sanığın silahı çıkartarak katılana gösterdiği bu sırada katılanın ellerinin cebinde olduğu ve rahat tavırlar sergilediği, yine işyerini gösteren kamera kayıtlarında sanığın işyerine girdiği sırada kasada katılanla beraber bir şahsın bulunduğu, sanığın bu şahısla tokalaştığı, silahı kasaya bırakmadan önce işyerine girip çıktığı, silahı çekmeceye bıraktığı esnada kamera görüş açısında katılanın beyanının aksine çocuğunun olmadığı, bu sırada iş yerine müşterilerin girip alış veriş yaptığı, katılanın tüm bu süreçte de rahat tavırlar sergilediği, akabinde sanığın katılandan parayı aldığı tespit edilmiştir. Sanığın katılana gönderdiği ses kaydının çözümünde ise ".... Para hazır mı değil mi? değilse verdiğim emaneti geri ver bana, ben başka yerde bekleyenlerim var, başka bi alış veriş yapcam, verdiğin parayı da geri vereyim, başka yerden derdimi göreyim ben" şeklinde mesaj gönderdiği, kamera görüntülerinden olaydan bir gün sonra öğle saatlerinde sanığın katılana ait işyerine tekrar geldiği ve katılan ile borç nedeni ile tartıştıkları bunun üzerine katılanın polisi arayarak ihbarda bulunduğu ve silahı polise teslim ettiği anlaşılmıştır. Katılanın aşamalardaki beyanı, sanığın katılana gönderdiği ses kaydı içeriği, kamera görüntüleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın katılana ait işyerinden veresiye alışveriş yaptığı ve bu sebeple katılan ve sanık arasında alacak-verecek meselesi olduğu, sanığın silahı satmak amacı ile katılana getirdiği ve çekmeceye koyduğu karşılığında ise katılandan 500 TL para aldığı, taraflar arasındaki tartışmanın alacak meselesine dayandığı ve olaydan sonra sanık tarafından atılan tehdit içerikli mesajların silahın satışı sonrası mahsuplaşma hususunda anlaşmaya varılamamasından kaynaklandığı, bu hali ile sanığın üzerine atılı yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, katılana göndermiş olduğu mesajlar nazara alındığında sanığın eyleminin tehdit suçunu oluşturduğu halde yağma suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; Sanığın silahın korkutucu etkisini kullanarak katılandan 500 TL aldığı olayda, suç tarihi olan 02/09/2022 itibariyle suça konu paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca indirim uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.