Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/4553 E. 2026/3615 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4553
- Karar No
- 2026/3615
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/655 E., 2023/5227 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Dosya kapsamı, iddianame anlatımı, görevsizlik kararı ve İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün gerekçesindeki nitelendirmeye göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d. maddesi kapsamında nitelikli yağma suçundan beraat kararı verildiği, bu karara yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararının temyize tabi olduğu belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/42 Esas, 2022/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.11.2023 tarihli ve 2023/655 Esas, 2023/5227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Katılanın beyanında geçen Burak isimli kişi tespit edilerek olaya ilişkin bilgi ve görgüsü tespit edilmeden ve suça konu telefonun olay tarihinden sonra ilk defa kullanıldığı 27.08.2020 tarihinden itibaren arayan ve bu telefonla aranan kişiler belirlenerek telefonun kim tarafından kullanıldığı tespit edilmeden eksik araştırmayla karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi tarafından "... dosya kapsamı ile sanık ve müşteki beyanları birlikte değerlendirildiğinde dosya kapsamında sanığın atılı suçu işlediğine dair müştekinin yargılama safahatında değişen beyanlarından başka delil bulunmadığı, ancak bu beyanların da başka bir tanık beyanı veya somut bir delil ile desteklenmediği, başka bir delil ile desteklenmeyen müşteki beyanının yargılamalarda kimi zaman sehven, kimi zaman kasti olarak yanılma, doğrudan sapma ihtimalinin bulunduğu ve bu sebeple yalnızca sanığın suçu işlediğine ilişkin müşteki beyanına dayanılarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulamayacağı ve bunun yanında mahkememizce alınan HTS kayıtlarının incelenmesinde de suça konu telefonda suç tarihi ve sonrasında müştekinin kullanımında olan telefon hattının kullanıldığı görülmekle bu kapsamda suça konu telefonun sanıkta olduğunu veya sanık tarafından kullanıldığını gösterir bir delil de bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya kapsamında sanığın atılı suçu işlediğine dair şüphe sınırlarını aşan bir delil mahkememizce elde edilememiş ve sanığın atılı suçu işlediği konusunda şüphelerin elde edilen deliller ile giderilememiş oluşu, sanığın atılı suçu işlediğine dair müşteki beyanını destekler nitelikte somut bir delil elde edilemediği ve sanığın atılı suçu işlemediğine yönelik beyan ve savunmasının aksi kanıtlanamadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince" gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verilmişse de; 1. Katılanın olayın sıcağı sıcağına kollukta verdiği beyanında telefonunun, kimliğinin ve İzmir kent kartının yerinde olmadığını beyan etmesine rağmen duruşmada "Ben evden telaşla çıktığım için cebimde bulunan banka kartım ve kimliğimi daha önceden çıkarıp evde bulunan masanın üstüne bırakmıştım. Bunları almadan evden çıktım. Ertesi gün sabah saat:11:00 civarında ...' nın evine giderek, unuttuğum eşyalarımı almak istedim...Evden kaçarken bıraktığım çantamın içinde makyaj malzemelerim, bir paket sigaram, 25,00 TL param vardı. Çantamı polisler getirdiğinde kontrol ettiğimde, çantamın içinde sadece makyaj malzemelerim kalmıştı, sigara ve param da yoktu..." şeklinde ve yine sorulması üzerine "Telefonum kayboldu, kimliğimi baştan çıkartım bunun için 50,00 TL masraf yaptım. Telefonumun markası ... yaklaşık 700-800,00TL almıştım. 25,00 TL çantamda olan param yoktu." dediği, kolluk tarafından düzenlenen 24.08.2020 tarihli "Tutanak" başlıklı tutanakta ise "...müştekiye çanta götürülerek çanta gösterilmiş, müşteki çantasını kontrol ettiğinde çantanın kendisine ait olduğunu, içindeki eşyaların kendisine ait olduğunu, çanta içerisinde bulunması gereken ... marka telefonu ile yeni çıkarttığı kimlik kartı ve izmir kent kartının olmadığını beyan etmiş, çanta kontrol edildiğinde çantanın ön gözünde 5 tl kağıt para bir adet yarısı içilmiş sigara paketi, bayan makyaj malzemeleri..." ibrelerinin yer aldığı anlaşılmış olup, ifadeler ve tutanak arasındaki farklılıklar katılandan sorularak suçun konusu tam olarak belirlenmeden karar verilmesi, 2. Katılanın, sanık tarafından alındığını iddia ettiği telefonda takılı olduğunu belirttiği ve sanığın annesi .... adına kayıtlı olan... numaralı hattın kullanıldığı cihazlara ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temin edilen kayıtlarda, bu hattın suç tarihi olan 24.08.2020 tarihinde ... numaralı cihazla kullanıldığının anlaşıldığı, bu IMEI numaralı cihazı kullanan numaralara ilişkin kayıtlarda ise olay tarihi olan 24.08.2020 tarihine kadar katılanın belirttiği ve sanığın annesi adına kayıtlı ... numaralı hatla kullanıldığı, daha sonra üç gün kullanımın kesildiği, akabinde tekrar bu hatla kullanıldığı ve son olarak olay tarihinden sonra olacak şekilde 31.08.2020 tarihinde sanığın üzerine kayıtlı, kollukta iletişim numarası olarak verdiği ve duruşmada olay tarihinde kullandığını belirttiği ... numaralı hatla kullanıldığının anlaşılması ve sanığın aşamalarda suça konu telefonu ve annesi adına kayıtlı hattı katılana kendisinin verdiğine yönelik iddiaları karşısında, katılandan bu iddialar ile sanığın annesi üzerine olan hattı kullanmasının sebebi, suça konu telefonun 27.08.2020 tarihinden sonra kendi kullandığını belittiği... numaralı hat ile kullanılması, telefonda şifre olması durumunda bu şifreyi sanığın bilip bilmediği hususlarında diyecekleri, sanıktan ise katılanın yağmalandığını iddia ettiği telefonun 31.08.2020 tarihinde üzerine kayıtlı ... numaralı hatla kullanılmasına ilişkin diyecekleri ve taraflardan mevcut olması halinde telefona ilişkin faturanın dosyaya sunulması istenmeden eksik araştırma ile karar verilmesi, 3. Yukarıda belirtilen bilgi ve belgeler temin edilip katılanın talimatla Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinde alınan 01.06.2022 tarihli beyanında olay sırasında yan odada olduğunu belirttiği ... isimli kişinin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile olaya ilişkin tanık sıfatıyla dinlendikten sonra, sanık savunması, katılan beyanı ve dosya kapsamındaki adli hekim raporu hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre suç vasfı ile sanığın hukuki durumu takdir ve tayin edilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,27.04.2026 tarihinde karar verildi.