Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/4076 E. 2026/3626 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4076
- Karar No
- 2026/3626
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/160 E., 2024/1065 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Katılanlar vekilinin temyiz isteğinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen cezanın süresine göre duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi (5271 sayılı Kanun'un 299/1) gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2023 tarihli ve 2021/111 Esas, 2023/632 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında mağdurlara yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 31/3 ve 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsuba, karar verilmiştir.
B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2024/160 Esas, 2024/1065 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Zorunlu müdafiye vekalet ücreti verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
2. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun diğerlerinin eylemine iştirakının bulunmadığına, bisikleti almadığına, ilişkindir.
3. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi uyarınca beraatine, kabule göre de, eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğuna, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168. maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13. maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usul kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare, bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usul mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/1,3, 4 ve 333. maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13. ve 14. maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine, yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet Bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecektir.
Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi, Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafi ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti, sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkumiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle, vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmeyip katılanlar vekilinin bu husustaki temyiz istemi yerinde kabul edilmemiştir.
2. Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafilerinin Temyiz İstekleri Yönünden Katılanlara ait iki bisikletin suça sürüklenen çocuklar tarafından yağmalandığı olayda, iki ayrı mal varlığına yönelik gerçekleşen eylemde, iştirak halinde suça katılan dava dışı suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur sayısınca ibaresi yazılarak iki kez ceza tayin edildiği de gözetildiğinde, eylem mağdur sayısınca iki ayrı yağma suçunu oluşturduğu halde hüküm kısmına mağdurlara yönelik nitelikli yağma suçundan tek mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuş ancak anılan husus, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alınarak belirlenen cezanın isabetli olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, eleştiri dışında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında, suça sürüklenen çocuklar ..., ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,27.04.2026 tarihinde karar verildi.