Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/17467 E. 2025/7464 K. – Tehdit
Konu: Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17467
- Karar No
- 2025/7464
- Karar Tarihi
- Konu
- Tehdit
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1028 E., 2022/3592 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanmasına
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/925 Esas, 2019/1300 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 12.12.2022 tarihli ve 2020/1028 Esas, 2022/3592 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. madde, 29/1, 62... üncü maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği sanık hakkında bir yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin Temyiz İstemi Basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğine, tahrikin en üst orandan uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 27/2. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği, sanığın suç işleme iradesinin olmadığı, beraatine aksi takdirde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Her ne kadar, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesine 6545 Sayılı Kanunla eklenen son cümle uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yasal olarak yer olmadığı gerekçesine dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, yargılama konusu olayda suç tarihinin 17.08.2018 olması ve sanığın sabıka kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının suç tarihinden sonraki tarih olan 03.12.2019 günü kesinleşmesi karşısında sanık hakkında lehe olan kanunun uygulanması gerektiği ve buna göre 5271 sayılı Kanun’un 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 231/8. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki düzenlemenin uygulanamayacağı, yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat edinilerek cezası ertelenen sanığın suç tarihi itibariyle daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi ve suç nedeni ile oluşmuş zararının da olmaması karşısında, erteleme müessesesinden daha lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin koşulları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.09.2025 tarihinde karar verildi.