Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/729 E. 2025/11387 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/729
- Karar No
- 2025/11387
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/642 E., 2023/561 K. SUÇ : Mühür bozma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2023 tarihli ve 2023/642 Esas, 2023/561 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/454 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11085 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11085 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Mühür bozma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 62 maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/04/2011 tarihli ve 2011/228 esas, 2011/515 sayılı kararının 17/05/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 11/02/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 203/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2023 tarihli ve 2023/642 esas, 2023/561 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suçlar için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereğince 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 24/11/2010 olduğu, sanığın savunmasının 21/04/2011 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 17/05/2011 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 03/12/2015 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 17/05/20 11... /02/2015 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle sanığın savunmasının alındığı 21/04/2011 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durduğu süre mahsup edildikten sonra hükmün açıklandığı 03/10/2023 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2011 tarihli ve 2011/228 Esas, 2011/515 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihinin 03.12.2015 olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 17.05.2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 03.12.2015 tarihi arasında zamanaşımının durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, hükmün açıklandığı 03.10.2023 tarihine kadar olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.