Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1730 E. 2023/13643 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1730
- Karar No
- 2023/13643
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/832 Esas ve 2021/1512 Karar SUÇLAR : Silahla tehdit, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/832 Esas, 2021/1512 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası; 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına hükmedilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 14.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 94660652-105-46-10913-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 tarihli ve 2022/149213 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149213 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, suç tarihi itibariyle 6136 sayılı Kanunu'nun 13/1. ve 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesi kapsamında işlenen suçun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 18/07/2010 tarihinde işlediği, 29/12/2011 tarihinde mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 31/01/2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın 17/03/2014 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 31/01/2012 ile 17/03/2014 tarihleri arasında durduğu, denetim süresinde işlenen suç tarihi olan 17/03/2014 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı anlaşılmakla; zaman aşımının durduğu süreler mahsup edildikten sonra, sanığın sorgusunun yapıldığı 29/12/2011 tarihinden kararın verildiği 16/11/2021 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde düzenlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin tamamlandığı nazara alınmadan, davanın düşürülmesi yerine yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlünün üzerine atılı suçları 18.07.2010 tarihinde işlediği, hükümlünün hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 29.12.2011 tarihinde verilip 31.01.2012 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün Mahkemesince 24.12.2010 tarihinde savunmasının alındığı, hükümlünün 07.03.2014 tarihinde yeniden suç işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi gereğince 31.01.2012 ilâ 07.03.2014 tarihleri arasında 2 yıl 1 ay 6 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 07.03.2014 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 24.12.2010 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 16.11.2021 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davaların ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/832 Esas, 2021/1512 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezalarının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.