Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/9615 E. 2024/5843 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9615
- Karar No
- 2024/5843
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/821 E., 2021/740 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... ile müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; I- Sanıklar ... ve ... haklarında mağdur ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs; sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik kasten yaralama; suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıkların nitelikli yağmaya teşebbüs eylemlerini cezaevi içerisinde işlediklerinin anlaşılması karşısında haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d bendinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçunun, sanık ... hakkında kasten yaralama ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarının yasal unsurlarının oluştuğu ve sanıklar haklarında kurulan hükümlerde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/821 Esas, 2021/740 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ile sanık ... ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanık ...'in adli sicil kaydından tekerrüre esas olacak şekilde daha ağır hükümlülüğü bulunduğu anlaşılmasına rağmen, daha az ceza içeren ilamın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasında esas alınması; sanığın nitelikli yağmaya teşebbüs eylemini cezaevi içerisinde işlediklerinin anlaşılması karşısında haklarında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d bendinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; hususları aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede eleştiri dışında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2008 tarihli ve 2008/320 Esas, 2008/341 Karar sayılı hükmünde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamış olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/821 Esas, 2021/740 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasından sanığa verilen hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin kısımdan "2. Kez" ifadesinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Oluş ve dosya içeriğine göre; mağdur ...'in olayın sıcağı sıcağına vermiş olduğu ilk ifadesinde "...Bizim meydancılara işlerimizi yaptıkları için vermiş olduğumuz sigara vardır. Ancak benden bu sigaraları iki kat istediler. Benden bu sigaraları alırken de ..., ... ve ... "seni döveriz, seni bu koğuştan atarız, idarede yanımızda" diyerek tehdit etmek suretiyle alıyorlar. Olay günü de aramızda bu nedenle tartışma çıktı. Benim oda arkadaşlarımla sorunum olmamasına rağmen odamı değiştirmeye çalıştılar. ..., ... ... ve Berk bir anda olay günü odama gelerek bana yumruk atmaya başladılar. ..., ... ...'a "vur bardağı" dedi. ... ... da kafama bardak ile vurdu. Bu sırada bizi ayırmaya çalışan ... de kolundan yaralandı. Bu kişiler beni darp ederken içeri ... gelerek bana tekmeyle vurdu. Bu olaydan sonra da tarihlerini hatırlamadığım zamanlarda ..., ... ... ve Berk odama gelip bu kişiler beni "birine bir şey söylersen yüzünü keseriz, üzerine sıcak su döktürürüz, biz bu cezaevinde bedel ödedik" diyerek tehdit ettiler..." şeklinde beyanda bulunmak suretiyle kendisinden cebir ve tehdit yoluyla olayın öncesi ve sonrasında maddi menfaat temini etmeye çalışanlar arasında sanık ...'un kendisine yönelik her hangi bir eyleminden bahsetmemiş olması ve dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarının da aynı doğrultuda olması karşısında; sanık ...'un diğer sanıklar ..., Berk ve ... ... ile birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğine ve yağmaya teşebbüs eylemine iştirak iradesi bulunduğuna dair yeterli, kesin ve inandırıcı hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı, bu haliyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturduğu, ancak; mağdurun sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında, sanığa 5237 sayılı Yasa'nın 73/6. maddesi uyarınca şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, kabul etmesi halinde, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci maddesi uyarınca şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırılık bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/821 Esas, 2021/740 Karar sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.