Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/11727 E. 2024/6516 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11727
Karar No
2024/6516
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1031 E. 2021/3378 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2019 tarihli ve 2019/7366 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1.h, 58, 53, 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/01/2020 tarihli ve 2019/824 Esas, 2020/79 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 149/1-h, 62/1, 53/1-2-3, 63/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 3.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarihli ve 2020/1031 E. 2021/3378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1.Somut Delil olmadığına, 2.Lehe hükümler uygulanmadığına, 3.Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4.Eylemin hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla TCK 150/1 maddesindeki suçu oluşturduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Olay günü 02.40-02.50 saatleri arasında mağdurun Fuar Alanı istikametinden koşarak gelip Protokol Yoluna çıktığı, buradan da deniz bandına gittiği, sanığın ise mağdurun geldiği yön istakametinden koşarak Protokol Yoluna geldiği, mağdurun deniz bandında banka oturduğu, sanığın yürüyerek mağdurun yanına gittiği, mağdurun ise sanığın kendisini takip ettiğini anlayarak kaçmaya başladığı, sanığın da mağdurun arkasından koşarak gittiği, daha sonra sanığın mağduru yakaladığı ve çekiştirerek götürmeye çalıştığı, burada bankların olduğu kısma getirdiği, sanığın mağduru yakasından tutarak zorladığı ve ondan birşeyler aldığı, daha sonra mağdurun kafasına eliyle vurarak kaçan mağduru kovaladığı, CD izleme tutanağından çorabının içerisinde birşeyler koydunun görüldüğü akabinde anonsu üzerine olay yerine gelen kolluk ekiplerinin, mağduru aşırı derecede alkollü olarak buldukları ve mağdurun darp edildiğini ve 9.000,00 TL parasının alındığını beyan etmesi üzerine kamera görüntülerine ulaşıldığı, mağdurun kendisini gasp eden kişiyi görmesi halinde tanıyabileceğini beyan ettiği, sanığın kolluk görevlilerince tanınıyor olması nedeniyle telefon irtibatı kurularak yakalandığı ve üzerinde yapılan aramada ele geçirilen 2.356,50 TL miktarındaki paranın muhafaza altına alındığı, 07.08.2019 tarihinde yaptırılan canlı teşhis işleminde mağdurun sanığı teşhis ettiği, eylemin ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın kollukta ''mağdurun ismini sonradan öğrendiğini beyan ettiği ve suçlamayı kabul etmediği " ve mahkemede ''......... 4-5 yıldır tanıyorum, kendisi bu olaydan önce benden borç para istedi, bende ona 8.500,00 TL verdim ancak bu parayı 2-3 hafta sonra geri verecekti aradan bu süre geçtikten sonra borcunu ödemesini istememe rağmen getirmedi, bugün yarın vereceğim şeklinde sözler söyledi, olay günü de orada bulunan diğer şahıslardan müştekinin Sempati gazinosuna gittiğini öğrendim, oraya gittim, müştekiyi gördüm, kendisiyle ayak üstü 10 DK kadar sohbet ettik, borcunu neden vermediğini sordum bana ilk etapta vericem ancak şu an param yok diye söyledi,............ ben ona kesinlikle vurmadım, zorla parasını almadım, sonra müşteki üzerinde bulunan parayı kendi razısıyla verdi, müşteki olay gecesi aşırı alkollüydü, bundan farklı konuşmuş olabilir,........... üzerime atılı suçu işlemedim, beraetimi ve tahliyemi istiyorum" şeklindeki savunması dosyada mevcuttur. 3-Mağdur soruşturma aşamasında mağdurun dilekçe vererek ''sanığı tanıdığını ve sanığa borcunun olduğunu, sanığa borcunu verdiğini, sanıktan şikayetçi olmadığını yazılı olarak ifade ettiği ve kovuşturma aşamasında da sanığa borcunun olduğunu, borcunu sanığa ödediğini, sanığın kendisini yağmalamadığını beyan ettiği, " dosyada mevcuttur. 4-Olay yakalama tutanağı dosyada mevcuttur. 5-Olay yeri güvenlik kamera kayıtları dosyada mevcuttur. 6-07.08.2019 tarihli canlı teşhis tutanağı dosyada mevcuttur. 7-21.03.2019 tarihli mağdurun şikâyetten vazgeçme dilekçesi dosyada mevcuttur. 8-CD izleme tutanağı dosyada mevcuttur. 9-Rızaen teslim tutanağı dosyada mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık Müdafiinin Suça Dair Somut Delil Olmadığına, Lehe Hükümler Uygulanmadığına, Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine, Eylemin Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağın Tahsili Amacıyla TCK 150/1 Maddesindeki Suçu Oluşturduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1-5237 sayılı Yasa'nın 168. maddesinde yer alan "etkin pişmanlık" hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Yasa'nın 168. maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır. Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde sanığın kolluk görevlilerince tanınıyor olması nedeniyle telefon irtibatı kurularak yakalandığı ve üzerinde yapılan aramada ele geçirilen 2.356,50 TL miktarındaki paranın muhafaza altına alındığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'da düzeltilen etkin pişmanlık hükmünün koşulları bulunmadığından kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2-Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.”Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 8 yıl 4 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3-Sanığın savunması,mağdurun beyanı, olay yakalama tutanağı, olay yerini gösterir kamera görüntüleri, görüntü inceleme tutanağı, mağdurun şikâyetten vazgeçme dilekçesi, mağdurun canlı teşhisi ve tüm dosya kapsamına göre hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarihli ve 2020/1031 E. 2021/3378 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenecek hükümler yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında kapsamında re'sen gösterilen sebepler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/11727, K. 2024/6516, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2022-11727-e-2024-6516-k-06ff0e51d096