Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2020/7596 E. 2021/12029 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/7596
- Karar No
- 2021/12029
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hükümlü veya tutukluların ayaklanması HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Suçtan zarar gören ... vekilinin; sanık ... hakkında kamu malına zarar verme, sanıklar ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme, sanık ... hakkında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen beraat kararlarına karşı temyiz isteminin incelenmesinde; Kamu malına zarar verme suçu yönünden suçtan zarar gören ...’nın kovuşturma aşamasından haberdar edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.10.2010 tarih, 2010/9-149 Esas ve 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere müştekinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görüldüğünden, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca 07.12.2018 tarihli temyiz dilekçesinin katılma talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek kamu malına zarar verme suçundan zarar gören müşteki ...’nın davaya katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmekle yapılan incelemede; 23.09.2014 tarihli hükmün katılan ...’na 19.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, katılan vekilinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü 07.12.2018 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kanun’un 317. maddesi gereğince katılan ... vekilinin temyiz inceleme başvurusunun süresinde yapılmadığından ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan ayrıca doğrudan zarar gören olmaması sebebiyle katılma hakkı bulunmadığından temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II-Sanık ...’nın kamu malına zarar verme ile hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçlarından hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yokluğunda verilen 23.09.2014 tarihli kararın 10.10.2014 tarihinde sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tebliğden sonra temyiz dilekçesi ibraz eden sanığın 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 23.10.2014 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kanun’un 317. maddesi gereğince sanık ...’nın temyiz itirazının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, III-Sanıklar ... ve ...’in görevi yaptırmamak için direnme ile hükümlü veya tutukluların ayaklanması; sanık ...’ın kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ile hükümlü veya tutukluların ayaklanması; sanık ...’nin görevi yaptırmamak için direnme ile hükümlü veya tutukluların ayaklanması; sanık ...’ün kamu malına zarar verme ile hükümlü veya tutukluların ayaklanması; sanık ...’nın hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçlarından haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık ...’in yokluğunda verilen 23.09.2014 tarihli kararın daha önce sanığa usulüne uygun herhangi bir tebliğ yapılmadığı halde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca 25.11.2014 tarihinde usulsüz olarak tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, eski hale getirme istemi yerinde olduğundan sanığın öğrenme üzerine 08.03.2016 tarihinde yaptığı temyiz istemi; yine sanık ...’a 02.10.2014 tarihinde ceza infaz kurumu aracılığı ile yapılan tebligat şerhinde 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesi uyarınca bulunması zorunlu olan “okunup anlatılması” ibarelerinin olmadığı, bu nedenle tebliğ işleminin 5271 sayılı CMK'nın 35. maddesine uygun yapılmadığı gözetilerek, eski hale getirme istemi yerinde olduğundan, sanığın öğrenme üzerine 03.07.2018 tarihinde yaptığı temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak anılan maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklar ..., ..., ... ve ...’nin direnme eylemini birden fazla görevliye karşı işlemelerine karşın, haklarında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiileri ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’nın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, IV-Sanıklar ... ve ...’in kamu malına zarar verme suçundan haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine ilişkin savunmaların aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, mahkumiyetlerine yeterli delil elde edilemediğinden kamu malına zarar verme suçundan beraatleri yerine, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 22.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.