Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/10630 E. 2013/15762 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/10630
- Karar No
- 2013/15762
- Karar Tarihi
Yağma suçundan sanık ...'nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 497/2, 59/2, 71 ve 77. maddeleri gereğince 32 yıl 16 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... Kayapınar'ın aynı Kanun'un 497/2 ve 59/2. maddeleri gereğince 16 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ÜSKÜDAR 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/01/2004 tarihli ve 2003/293 esas, 2004/33 sayılı kararını müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılan uyarlama yargılaması sonucunda sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a, c, h, 150/2 ve 62. maddeleri gereğince iki kez 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... Kayapınar'ın ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a, c, h, 150/2 ve 62. maddeleri gereğince gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin anılan Mahkemenin 27/10/2005 tarihli ve 2003/293 esas, 2004/33 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 26/02/2013 gün ve 2013/3298/13607 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2013 gün ve KYB/2013/77106 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 28/03/2013 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya Kapsamına göre; 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre yağma suçunu oluşturan eylem nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesinde, 2-Hükümlülerin, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlüler hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılmasında, 3-5237 sayılı TCK.nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki "hafif veya "pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, "değerin azlığının" 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150.maddenin 2. fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılmasında, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2007 gün ve 2007/267-271 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 5237 sayılı TCY’nın 150/2. maddesinde düzenlenen “malın değerinin azlığı” kavramı, olayın özelliği, hükümlünün kişiliği ve mağdurun konumu da değerlendirilerek, hakim’e cezada indirim yapabilme konusunda takdir hakkı tanıyan yeni bir kurumdur. Hakim öncelikle belirtilen ölçütleri dikkate alarak, malın değerinin az olup olmadığını değerlendirecek, ikinci aşamada da, değer azlığı nedeniyle indirip yapıp yapmamayı taktir edecektir. Hakime tanınan bu yetki keyfi ve sınırsız değil ise de, bu yetkinin kullanılmasındaki takdir yanılgısının olağanüstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma konusu yapılması olanaklı değildir. Bu itibarla, takdir hakkına giren konularda kanun yararına bozma istenemeyeceğinden, bu yöndeki Kanun Yararına Bozma isteminin REDDİNE, Diğer yasa yararına bozma nedenlerine gelince; 1-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılıp yargılamaya devam edilmesi yerine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-) TCK’nın 53.maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Usul ve Yasaya aykırı olduğundan, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile yağma suçundan sanık ... hakkındaki Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.10.2005 tarih ve 2003/293-2004/33 sayılı kararın CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 04/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.