Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/28200 E. 2013/3078 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/28200
- Karar No
- 2013/3078
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'un mahkumiyetine ilişkin hükmü 01.09.2010 günlü dilekçe ile yasal süre içerisinde temyiz ettiği, ancak davadan feragat etme yetkisi bulunan sanık savunmanı Av. ... 'in dairemize gönderdiği 15.02.2013 günlü dilekçesinde hükmün temyizinden vazgeçtiğini açıklaması karşısında; sanık ... hakkında temyiz incelemesi yapılmamıştır.
Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Koçarlı Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/23-54 Esas-Karar 27.07.2010 günlü hükmünün sanık ... tarafından 01.09.2010 günü yasal süresi içerisinde temyiz edildiği, sanığa İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1390-920 Esas- Karar 16.08.2012 günlü hükmü ile eşi Bülent Karakuş “sanığın bir yıldan fazla özgürlüğü bağlayıcı cezaya” mahkum olması nedeni ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 407. maddesi gereğince vasi olarak atandığı, adı geçen sanığın eşi ve vasisi olan Bülent Karakuş'un 11.09.2012 günlü dilekçe ile “temyizden vazgeçtiği ve feragat ettiğine ilişkin” dilekçe verdiği ve aynı vasinin 13.02.2013 günlü vekaletine istinaden Av. ... Yener'in sanık ... adına temyizden feragat ettiğine ilişkin 15.02.2013 günlü dilekçe ibraz ettiği, feragat dilekçesinin ekinde ibraz edilen vakalette vasi Bülent Karakuş'un ...'un vasisi olarak vekalet verdiğine ilişkin bilginin bulunmadığı, kanun yoluna başvurma hakkından vazgeçmenin ve feragatın kişiye bağlı haklardan olması nedeniyle, sanığın eşi ve vasisi olan Bülent Karakuş'un veya adı geçen sanığın vekil olarak atamadığı savunman tarafından yapılan “temyiz talebinden vazgeçmenin veya feragatın” hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinin uygulaması sırasında indirim oranı 2/3 olarak uygulandığı halde 3/2 olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiş;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin taktirine göre; suçun sanık tarafından işlendeği kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)5237 sayılı TCK’nun 142/2-b maddesinde belirtilen “özel becerinin” elde veya üstte taşınan eşyanın alınmasına yönelik olduğu gözetilmeden, sanık ve arkadaşlarının yakınanın işyerine müşteri olarak girerek hidrolik yağı aldıktan sonra, vazgeçip geri verdikleri paranın 100 TL'sını almak biçimindeki eylemde, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek, sanık hakkında hırsızlık suçundan aynı Yasanın 142/1-b maddesi yerine, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2) Sanık ...'un, adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde, hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi uyarınca bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık ...'a sirayetine, sanıkların ceza süreleri bakımından CMUK'nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış haklarının korunmasına, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.