Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/35319 E. 2013/4909 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/35319
- Karar No
- 2013/4909
- Karar Tarihi
Tehdit ve 4320 sayılı Kanun'a Muhalefet suçlarından sanık ... ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1, 50/1-a ve 52/2 maddeleri gereğince 3.600,00 Türk Lirası adlî para cezası ve 4320 sayılı Kanun'un 2/4, 50/1-a ve 52/2 maddeleri gereğince 1.800,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanunun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, KOCAELİ 1. SULH CEZA MAHKEMESİ'nin 29/03/2011 tarihli ve 2009/1011 esas, 2011/284 sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/10/2012 gün ve 257518 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; "5237 sayılı Türk Ceza ' Kanunu'nun 58/6. maddesine göre, tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/1-c maddesinde, tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi hâili olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2. fıkrasına göre, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında Tehdit ve Ailenin Korunması Hakkındaki Kanuna muhalefet etmek suçlarından para cezasına hükmedilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Sanık ... ... hakkında, tehdit ve 4320 sayılı Kanun'a Muhalefet suçlarından açılan kamu davasında, Kocaeli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 29/03/2011 tarihli kararı ile, hapis cezasından çevrilen 1.800,00 TL. ve 3.600,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, kesinleşen kararla ilgili savcılığın ek karar talebi üzerine, aynı mahkemenin 09/04/2012 tarihli ek kararı ile 4320 sayılı Kanun, 6284 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından ve yeni Kanunda tazyik hapsi öngörüldüğünden, 4320 sayılı Kanun'a Muhalefetten verilen cezanın iptaline karar verildiği, tehdit suçu yönünden ise tekerrür hükmüne yönelik olarak Kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II-Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak belirlenen adli para cezasında, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesine ilişkindir.
III-Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 6. fıkrasında "Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." 7. fıkrasında "Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir." 8. fıkrasında "Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır." hükümleri yer almakta, aynı Kanunun 50. maddesinin 5. fıkrasında ise "Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir." hükümlerine yer verilmektedir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, yalnızca hapis cezalarına ilişkin olduğu ve aynı Kanunun adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106. maddesinde de mıükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Belirtilen yasal hükümler birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece hükmolunan cezanın türü itibariyle sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceği anlaşılmaktadır.
İstem yazısında 4320 sayılı Kanuna Muhalefetten kurulan hükümle ilgili olarak da Kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de, 4320 sayılı Kanun'un, 08/03/2012 kabul tarihli 6284 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle, savcılığın ek karar talebi üzerine, aynı mahkemenin 09/04/2012 tarihli ek kararı ile 4320 sayılı Kanun'a Muhalefetten verilen cezanın iptaline karar verildiği, bu nedenle bu suç yönünden Kanun yararına bozmaya konu olabilecek bir hükmün bulunmadığı belirlenmiştir.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce tehdit suçu yönünden yerinde görüldüğünden,
1-4320 sayılı Kanuna Muhalefetten kurulan hükümle ilgili olarak, mahkemenin 09/04/2012 tarihli ek kararı ile 6284 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 4320 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılmış olması gözetilerek, cezanın iptaline karar verildiği anlaşıldığından Kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
2-Tehdit suçundan sanık ... ... hakkında, KOCAELİ 1. SULH CEZA MAHKEMESİ'nin 29/03/2011 tarihli ve 2009/1011 esas, 2011/284 sayılı kararının, CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3-Karardaki hukuka aykırılığın aynı yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların hükümden ÇIKARILMASINA, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.