Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/5252 E. 2013/25634 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/5252
Karar No
2013/25634
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, Örgüte üye olmak, Hırsızlık, mala zarar verme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, Konut dokunulmazlığını bozma, Suç eşyasının kabul edilmesi veya satın alınması HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCY’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY’nın 151/1, 31/3, 50/1-a maddeleri uyarınca hükmolunan 1600.00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanıklar ve savunmanının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi uyarınca tebliğname gibi REDDİNE, II- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve yakınan ...'e yönelik mala zarar verme suçu, sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'e yönelik hırsızlık ve sanık ... hakkında yakınan ...'a yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanıklar ... ve ... ile savunmanları ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, yakınan ...'e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma, yakınan ...'a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma, sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'e yönelik konut dokunulmazlığını bozma, sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...'a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma, sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma, sanık ... hakkında suç eşyasının kabul edilmesi suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelenmesinde: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında; Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-On sekiz yaşından küçük sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ... 'e yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçu bakımından ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmek suretiyle, 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesine aykırı davranılması, 3-Sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...'a yönelik; konut dokunulmazlığını bozma suçlarında 5237 sayılı TCY'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırım sırasında sonuç cezanın 12 ay yerine 1 yıl olarak fazla cezaya hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının, sanıklar ... ve ... savunmanlarının, sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi, sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...'a yönelik; konut dokunulmazlığını bozma suçlarında 5237 sayılı TCY’nın 116/1, 119/1-c maddeleri gereğince hükmolunan 1 yıl hapis cezasının, 12 ay indirilmesi ve sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'e yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçu bakımından '' yasal ihtarlara rağmen ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine '' cümlesinin çıkartılması diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, IV-Sanıklar ..., ..., ... suç örgütü kurma, sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç örgütüne üye olma ve sanık ... hakkında yakınan ...'a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 1-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.04.2007 gün ve 2006/10-253-2007/80 sayılı kararında açıklandığı üzere, “5237 sayılı TCK’nun 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek için örgüt kurmak” suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişi veya daha fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir. Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır. Yakınanlar ..., ..., ... ve ...'a yönelik eylemlere bakıldığında; sanıkların örgüt oluşturmak için sayısal yeterlilikte olduğu anlaşılmakta ise de, aralarında sıkı veya gevşek hiyerarşik bir bağın olmadığı ve suç işleme iradelerinde suç işleme programanı altında devamlılık saptanmadığı, iştirak ilişkisi çerçevesinde suç işledikleri anlaşılmaktadır. Açıklanan durum karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 220. maddesinin uygulanmasının koşulları bulunmadığı gözetilmeden; beraatleri yerine yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2- Sanık ... hakkında yakınan ...'a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçları bakımından; anılan sanığın yakınan ...'a yönelik eylemleri birlikte işlediği iddia edilen diğer sanıklar hakkında açılan dava dosyası getirtilip incelenerek, olanaklı ise birleştirilmesi, aksi takdirde dosyanın onaylı bir örneğinin dosyaya konulması suretiyle kanıtların birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının, sanıklar ... ve ... savunmanlarının, sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/5252, K. 2013/25634, T. 19.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-5252-e-2013-25634-k-bc549da840ac