Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/6270 E. 2013/1999 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/6270
- Karar No
- 2013/1999
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 141/1, 143, 168, 63, 53/1-a-b-d-e maddeleri gereğince 5 ay hapis. Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Olay yeri tespit tutanağı, suç yeri inceleme tutanağı, olay yeri fotoğrafları, keşif zaptı ve bilirkişi krokileri ile tüm dosya kapsamına göre; suça konu yerin bina vasfında olduğu ve sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturmasına rağmen aynı Yasanın 141. maddesi ile uygulama yapılması; suça konu cep telefonunun ve paranın sanığın üzerinin aranması üzerine bulunup yakınana teslim edildiği, sanığın rızai iadesinin olmadığının anlaşılması karşısında; somut olayda 5237 sayılı Yasanın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının dikkate alınmadan yazılı şekilde uygulama yapılması; Sanığın tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmasına rağmen sanık hakkında TCK'nın 58.maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, 2-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına ve yargılama giderlerine” ilişkin bölümler çıkarılıp, yerlerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına ve yargılama giderlerinin sanıklardan payları oranında ayrı ayrı alınmasına ” cümlelerinin yazılması suretiyle eleştiriler dışında diğer yönleri, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.