Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/15482 E. 2013/6086 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/15482
- Karar No
- 2013/6086
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede; I-Sanık hakkında yakınanlar ... ve ...'a karşı hırsızlık suçularından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yakınan ...'a ait 23 ... plakalı aracın, görgü tespit tutanağına ve sanığın beyanlarına göre çakı bıçağının anahtar gibi kullanılarak kapısının açıldığı ancak teybin alınamadığı olayda eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesi yerine aynı kanunun 142/1-b olarak kabul edilmesi, yakınan ...'e ait 23 ... plakalı araçtan ekonomik değere sahip ruhsatın alındığı ve olaydan 3 gün sonra çöpte bulunduğunun anlaşılması karşısında; eylemin tamamlandığı düşünülmeden teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilmesi, 765 sayılı TCK'nın 81/2. maddesi uygulanamayan sanık hakkında aynı yasanın 522. maddesinin lehe hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu kuralı dikkate alındığında, sanığın yakınan ...'e karşı eylemi ile ilgili olarak lehe yasa değerlendirilmesinde sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 522 maddesininde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı ise de karşı temyiz olmadığından ve vaki uygulamalar açıkça sanık lehine olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında yakınanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'na karşı hırsızlık suçularından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 765 sayılı TCK'nın 81/2. maddesi uygulanamayan sanık hakkında aynı yasanın 522. maddesinin lehe hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu kuralı dikkate alındığında, sanığın yakınanlar ... ve ...'e karşı eylemleri ile ilgili olarak lehe yasa değerlendirilmesinde sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 522. maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-) Hırsızlık suçunun yakınanlar ... ve ...'a ait araçların kapı kilitlerinin çakı bıçağı ile açılıp işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, sanığın yakınanlar ... ve ...'a karşı eylemlerininn 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d. maddesine uyduğu gözetilmeden, anılan Yasanın 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması, 3-) Sanığın, soruşturma sırasında yakınanların araçlarından hırsızlık yaptığını beyan ederek ve aldığı araç teyiplerini sakladığı yeri göstererek yakınanlara iadesinin sağladığının anlaşılması karşısında; sanığın yakınanlar ... ve ...'na karşı eylemlerinde koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Yasanın 168/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4-) Sanığın, soruşturma sırasında yakınanların araçlarından hırsızlık yaptığını beyan ederek ve aldığı araç teyiplerini sakladığı yeri göstererek yakınan ...'a iadesinin sağlandığının, yakınanın aracından aldığı ruhsatın ise yakınana vatandaşlar tarafından bulunup iade edildiğinin anlaşılması karşısında; yakınan ...'a kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre sanık hakkında yakınan ...'a karşı eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nınn 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 5-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, sanığın yakınan ...'e karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 61, 522 (pek hafif). maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143/1, 35/2. maddeleri uyarınca, yakınanın şikayetçi olması karşısında; sanığın eylemlerinin hırsızlık suçunun yanı sıra anılan yasanın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, bu suç yönünden CMK.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, sanığın yakınan ...'e karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 (pek hafif). maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143/1. maddeleri uyarınca, yakınanın şikayetçi olması karşısında; sanığın eylemlerinin hırsızlık suçunun yanı sıra anılan yasanın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, bu suç yönünden CMK.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, sanığın yakınan ...'a karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2, 522 (pek hafif). maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, 143/1., 168. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılıp; sanığın yakınan ...'a karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2, 522 (pek hafif). maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, 143/1. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılıp; sanığın yakınan ...'a karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2, 522 (pek hafif). maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, 143/1, [168/1-4 (rıza gösterilmesi halinde)], maddeleri uyarınca değerlendirme yapılıp; sanığın yakınan ...'na karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522 (pek hafif) maddeleriyle, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143/1, 168. maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, Kabule görede; 6-) Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.