Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/22774 E. 2012/11460 K.

Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/22774
Karar No
2012/11460
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında anılan suçla ilgili hükmolunan temel cezanın TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında iş yeri dokunulmazlığı bozmak ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Sanık ...'un adli sicil kaydında, tekkerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 24.11.2006 tarihli “olay, yakalama, geçici el koyma ve Cumhuriyet Savcısı görüşme tutanağı” başlıklı belge içeriğine göre; Sanıkların hırsızlık eylemini gerçekleştirdikten sonra yakınanın kaldıkları evi göstermesi sonucu kolluk tarafından yakalandıkları, sanık ...'nun suçu kabullenerek çaldıkları plazma televizyonu sakladıkları yeri gösterip yakınana iadesini sağladığı, diğer sanıkların da iadeye karşı duruşlarının bulunmadığının anlaşılması karşısında; somut olayda yakınanın zararının kısmen karşılanmış olması nedeniyle, yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-)İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında anılan suçla ilgili hükmolunan temel cezanın TCK'nun 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-)Sanık ... savunmanının, son oturumda hafifletici kanun maddelerinin uygulanması isteğinin, 5237 sayılı TCY’nın 62/1. maddesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da bir karar verilmemesi, 4-)Sanıkların TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 5-)Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi gereğince sanık ...'ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı, sanık ... savunmanı ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanıklar ... ve ... hakkında 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/22774, K. 2012/11460, T. 29.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-22774-e-2012-11460-k-fe2039445d61