Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/22562 E. 2012/14810 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/22562
- Karar No
- 2012/14810
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanıklar hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... Hakkında Yalan Beyan ve Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince: 1-Sanık ...’ın kolluk görevlileri tarafından yakalandığında, kendisini Ürkiye Levcit adındaki bir kişi olarak tanıttığı; bu kişinin kimlik bilgilerini kullanarak doktora sevkini sağlayıp, doktor raporunun da bu isme göre düzenlenmesine neden olduğu, ifade alma sırasında kolluk görevlileri nüfus kaydı çıkartmak istediğinde kendini ilk tanıttığı Ürkiye Levcit’in diğer kimlik bilgilerini söyleyememesi üzerine kolluk görevlileri tarafından kimliğini doğru olarak söylemesi konusunda uyarıldığında; ilk bildirdiği kimliğin eşinin nikahsız olarak beraber yaşadığı kumasına ait olduğunu söyleyip gerçek kimliğini açıkladığının anlaşılması karşısında; öncelikle sanığın söylediği ismin gerçek kişi olup olmadığı araştırılıp; adı geçen kişinin gerçek kişi olduğu saptandığı takdirde sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 268/1. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 267/1, 269. maddelerine uyan suçu oluşturacağı; adı geçen kişinin gerçek kişi olmadığı saptandığı takdirde ise hükümlünün eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 206/1. maddesine uyan suçu oluşturacağının düşünülmemesi; 2-Sanık ... yönünden ise; Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 8.2.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, sanık ... yönünden ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine,10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.