Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/14704 E. 2010/11977 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/14704
- Karar No
- 2010/11977
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5252 sayılı Yasanın 9.maddesinin 1. fıkrasına göre, ister duruşmalı yargılamada, isterse de evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili, verilen ek kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabileceği, 5271 sayılı CMK.nun 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuru olması koşuluyla Yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldıramayacağından, Cumhuriyet Savcısının 25.7.2005 tarihli dilekçesinin temyiz istemi niteliğinde olduğu ve Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.7.2005 tarih ve 2005/570 değişik iş sayılı kararı yok hükmünde kabul edilerek, Kocaeli 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.7.2005 tarihli ek kararına yönelik yapılan incelemede: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe olan yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak; a)-Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun ögelerinde, değişiklik yapmışsa, b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa, c)-Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş, artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle, tüm bunların tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. İnceleme konusu karara gelince: Hükümlünün halde yakınanlar ..., ... ve ...'ya yönelik eylemlerde gündüzleyin ...'e yönelik eylemde geceleyin 04.00 sıralarında araçlarının camlarını kırarak ,yakınanlar ...,... ve ...'a ait araçtan teyp,yakınan ...'ya ait araçtan teybi sökemediği ancak içinde para olduğunu düşündüğü ruhsatı çaldığı sabit görülerek, Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2003 gün ve 2002/575-2003/11 sayılı kararıyla;765 sayılı TCY’nın 493/1, 59/2, 81/2 (3 kez), 493/1, 61, 59/2, 81/2.maddeleri gereğince 6 yıl 44 ay 20 gün hapis cezasıyla hükümlendirildiği,bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın uyarlanması istendiğinde; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 14.7.2005 tarihli ek kararla yakınanlara karşı eylemleri için 5237 sayılı Yasanın 142/1-b.maddesi uyarınca 2 yıl ,145/1.maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 1 yıl,62/1.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmişse de: 1-) 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra yakınanlar ...,... ve ...'ya yönelik olarak 5237 sayılı Yasanın 151/1.maddesine uyan mala verme suçunu da oluşturduğu halde bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması, 2-)Yakınana ...'e yönelik eylemin 10.7.2002 tarihinde saat 04.00 sıralarında gece sayılan zaman diliminde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında :5237 sayılı TCY'nın 143/1.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-)Yakınan ...'a yönelik eylemde sanık tarafından çalıntı teybi sattığı yer gösterilip, kollukça el konularak yakınana 21.7.2002 günlü tutanakla teslim edildiği, ancak 15.11.2002 günlü keşifte ve 29.8.2002 günlü oturumda yakınan kendisine ait olmayan teybin verildiğini ,yakınana ait teybin 200.00 TL teslim edilenin 80-90.00 TL değerinde olduğunun ifade edilmesi karşısında:5237 sayılı TCY'nın 168/1-4.maddesinin uygulanma koşullarının varlığı karar yerinde tartışılıp açıklanmadan yazılı biçimde karar verilmesi, 4-)5237 sayılı Yasanın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği ile sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek somut olaylarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden,5237 sayılı TCY’nın 145. maddesiyle indirim yapılması, 5-)5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek uyarlama sırasında dayanılan yasa maddelerinin ve belirlenen cezaların denetime olanak sağlanmak üzere hüküm fıkrasında belirtilmesi gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve zararmala verme suçlarını oluşturan eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ,malazarar verme suçunda 5271 sayılı CMK'nın 253-254.maddeleri gereğince uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi ve ,yakınan ...'e yönelik eylemde 5237 sayılı TCY'nın 143/1.maddesi uyarınca artırım,145.maddesi gereğince indirim oranlarının takdiri ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 6-5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve 5275 sayılı Yasanın 99.maddesi uyarınca ancak kesinleşmiş hükümlerde toplama kararı verilebileceği gözetilmeden yazılı biçimde toplama kararı verilmesi, 7-5237 sayılı TCY’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, suç tarihine göre, aynı Yasanın 58.maddesinin 6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu, 8-Hükümlü hakkında uygulanan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 59/2, 81/2. Maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b,143/1(yakınan ...'e yönelik eylemde)168(yakınan ...'e yönelik eylemde yasal koşuları değerlendirilerek) 62, 53, yakınanlar ..., ... ve ...'ya yönelik eylemlerde 151/1,62,53.maddelerinin ,ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında ,malazarar verme suçunda uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek ,yakınan ...'ya yönelik eylemde 765, yakınan ...'a yönelik eylemde 5237 sayılı Yasa hükümlerinin hükümlü yararına olduğu, diğer yakınanlar bakımından uygulamaya göre hükümlü yararına Yasa hükümlerinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 01/07/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.