Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/10463 E. 2010/1677 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/10463
- Karar No
- 2010/1677
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe olan yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a)-Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun ögelerinde, değişiklik yapmışsa,
b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
C)-Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş, artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle, tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu kararı gelince:
Hükümlü ...’nun, gündüzleyin saat 13.00 sıralarında katılanın evinin kapı kilidini çilingirciye değiştirtip suça konu malzemeleri çaldığı sabit
görülerek, Bornova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin Dairemizce 765 sayılı TCK’nun 523. maddesinin uygulanmış olması eleştirilerek onanıp kesinleşmiş 16.05.2002 gün ve 2001/1878-2002/371 sayılı kararıyla;765 sayılı TCY’nın 493/2, 522/1, 523.maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın uyarlanmasının dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 14.12.2005 tarihli ek kararla katılana karşı eylemi için 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi gereğince 2 yıl hapis cezasına hükmolunup, iade ettiği kabul edilerek aynı Yasanın 168. maddesi ile de 2/3 oranında indirim yapılarak sonuçta 1yıl hapis cezası ile hükümlendirilmiş ise de;
1-) Cumhuriyet Savcısının yazılı görüşü alınmadan, karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 33. maddesine aykırı davranılması,
2-) 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra katılanın şikayetçi olduğu gözetildiğinde, 5237 sayılı Yasanın 116/1.maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu halde bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması,
3-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemi nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
4-) Hükümlünün yer göstermesi sonucu bir kısım eşyanın soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; duruşma açılıp satın alanların paralarının ödenip ödenmediği araştırıldıktan sonra, kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 8.2.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’nun temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.