Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/6299 E. 2010/3772 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/6299
- Karar No
- 2010/3772
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınan ...’na ait otonun kapı kilidinin zorla açılması suretiyle ve yakınan ...’a ait işyerinin sağlam ve dayanaklı kapı kilidi zorla kırılarak içeri girildikten sonra yapılan hırsızlık eylemlerinin, 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçlara uyduğu gözetilmeden, anılan Yasanın 142/2-b maddesi uyarınca uygulamalar yapılması,
2- 5237 sayılı TCY’nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı” nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek yazılı biçimde uygulama yapılması,
3- Mağdur ...’e ait suça konu oto teybinin ve yakınan ...’in işyerinden çalınan ayakkabıların 27.04.2004 günlü tutanağa göre yapılan arama sonrasında sanık ...’in evinden “zaptedildiğinin” anlaşılması karşısında; koşulları bulunmadığı halde, sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 168. maddesinin uygulanması suretiyle cezalarından indirim yapılması,
4- 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, yakınan Selahattin’e ait oto ve yakınan ...’e ait işyerinin sağlam ve muhkem kapı kilitlerinin zorla açılarak hırsızlık yapıldığının anlaşılması karşısında; eylemlerin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçlarının yanı sıra yakınma devam ettiğinden anılan yasanın 151/1. Maddesindeki mala zarar verme ve ayrıca yakınan ...’e karşı anılan yasanın 116/2-4, 119/1-c maddesinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu ayrıca, bu suçlar yönünden CMK.253-254. maddelerinin değerlendirilmemesi,
5- Sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCY.nın (ikişer kez) 493/1-son, 522, 59. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan (ikişer kez) 142/1-b, 143, 62; 151/1, 62 ve ayrıca yakınan ...’e karşı anılan yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 765 sayılı Yasanın sanıklar yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
6- Hüküm tarihinden sonra, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın Geçici madde: 1/1.fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. fıkraları gereği, yakınanlar ... ve ...’e yönelen eylemler nedeniyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, yakınanlar ... ve ...’e yönelen eylemler nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 07.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.