Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/16506 E. 2010/3776 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/16506
Karar No
2010/3776
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Cezanın türü ve süresine göre sanıklar ... ve ... savunmanlarının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 318. (5271 sayılı CMK 299) maddesi uyarınca REDDİNE,

Kapıları kilitli araç içerisinden oto teybi çalma eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturmasına karşın, aynı maddenin “e” bendi ile de uygulama yapılması; yakınan ...’ye ait araç üzerinde 19/04/2000 tarihinde yapılan keşifte, keşif tutanağının mübaşir ve bilirkişi tarafından imzalanmamış ise de; suça konu otomobil ve benzerlerinin yapılış teknikleri itibarıyla orijinal camlarının sağlam ve muhkem sayılacağına ilişkin yerleşmiş uygulamalar karşısında; sonuca etkili olmadığından,

Yakınan ...’ın kapılarını kilitlediği araca ve kapı kilidine zarar verilmeksizin, zorlama olmadan açılarak atılı suçun işlendiğinin anlaşılmasına göre, eylemin 5237 sayılı TCK’nun 142/2-d (765 sayılı TCK’nun 493/2) maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, 5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, şikayeti devam eden yakınan ...’ye karşı eylemin hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-5237 sayılı TCY’nda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilerek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,

2-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,

3-5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “cezaların toplanmasına”, “hak yoksunluğuna” ve hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “müştereken ve müteselsilen” kelimesinin çıkartılarak, yerlerine “sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi 1. fıkrası ( c ) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklardan koşullu salıverme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan ise özgürlüğü bağlayıcı cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ve “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” tümcelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/04/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/16506, K. 2010/3776, T. 06.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-16506-e-2010-3776-k-328b6f96c985