Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2007/5748 E. 2010/4402 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/5748
- Karar No
- 2010/4402
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : ...: 1-Tehdit suçundan: Sanığın TCK 223/2 maadesi gereğince BERAATİNE. 2-Dolandırıcılık suçundan: TCY 503/1, 5237 SY 145 maddeleri gereğince; 1 yıl hapis ve 12.500 YTL adli para cezası.,...: Sanığın TCK 223/2 maadesi gereğince BERAATİNE.
1-Katılan vekilinin temyizinin sanık ... ile ilgili beraat hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla buna göre yapılan incelemede; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanık ...’a yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.06.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, adı geçen sanık hakkındaki kamu davasının 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- Sanık ... müdafiinin mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: 765 sayılı TCK.nun lehe olduğu belirlenip hükümde de uygulandıktan sonra, cezanın “5237 sayılı Yasanın 145. maddede değer çokluğu ceza artırım nedeni sayılmadığından 765 sayılı TCK.nun 522. maddesinin de uygulanmasına yasal imkan bulunmadığından” bahisle yazılı şekilde karar vermek suretiyle karma uygulama yapılması, sonuca etkili görülmemiş sanığın aynı nevi suçtan tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde 765 sayılı TCK.nun 81. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yapılan uygulamanın ise açıkça sanık lehine olması karşısında tebliğnamedeki karşılaştırma yapılmasının gerekliliğine ilişen düşünceye iştirak edilmemiştir. Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Dolandırıcılık suçunda temel ceza belirlenmesi sırasında hapis cezasının yanında tayin olunan adli para cezasının, haksız olarak elde olunan miktar esas alınarak tayini gerektiği gözetilmeden,sanığın suça konu araç karşılığı olan 12.500 TL.nın 1.000 TL.sını peşin verdiği dikkate alınmadan yazılı şekilde fazla adli para cezasına hükmolunması, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan 765 Sayılı Yasanın 503/1. maddesi uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “adli para cezasının 11.500TL olarak belirlenmesine” denilmek suretiyle eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.