Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/8309 E. 2026/10683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/8309
- Karar No
- 2026/10683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1662 Esas, 2026/563 Karar KARAR : Esastan ret/Usulden ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/203 Esas, 2024/457 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2024 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığından reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2024 tarihli ek kararı davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... 732 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ...-... yol inşaatında kalan kısmının Büyükşehir merkezine bitişik mahallede olması, mücavir alanda olması, istenildiğinde elektrik ve su hizmetinden faydalanabileceği gözetilerek piyasa emsalleri ve rayiçleri ile taşınmazın konumu ve mevkii itibarıyla bedelinin işbu dava tarihi itibarıyla tespit edilmesini ve müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz hazırlandığını, kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranının hatalı alındığını, münavebe ürünlerinin verim ve fiyatının yüksek, giderlerinin düşük alındığını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince bedele faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf talebinin reddine dair karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; istinaf süre sonunun adli tatile rastlaması nedeniyle istinaf süresinin 09.09.2024 tarihine kadar uzadığını, taraflarınca 08.09.2024 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğunu, harcın yatırıldığını, 2942 sayılı Kanun'un madde 10/9 hükmünün Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı olduğuna karar verilerek iptal edildiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında bedel tespit ve tescil davalarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 103/1-h maddesi gereğince ''kanunlarda ivedi olduğu belirtilen işler'' kapsamında sayılamayacak nitelikte ve 6100 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde tahdiden sayılan davalardan olmadığından adli tatilde görülecek dava ve işler kapsamında sayılamayacağını, bu nedenle istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiğini, bedelin düşük belirlendiğini, taşınmazın değerli bir konumda bulunduğunu, 2024 yılına ait münavebe ürünlerinin kullanılmamasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesi iptal kararından sonra bedele dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, istinafa gelenin sıfatına göre değerlendirmeye alınan ürün verilerinin resmi veriler ile uyumlu ve yörenin münavebe sistemine uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun düştüğü, dava tarihi itibarıyla kurulan faiz hükmünün yerinde olduğu, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde yapılmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.