Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/771 E. 2026/8303 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/771
- Karar No
- 2026/8303
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1073 Esas, 2025/3239 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 13... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından taşınmazın yonca bitkisi için tek yıl esas alınarak hesaplama yapıldığını, yonca bitkisinin ekonomik ömrünün 6 yıl olduğunu, bu nedenle her yılın gelirinin hesaplanarak altıya bölünmesi gerektiğini, münavebeye alınan ürünlerin hatalı olduğunu, yonca ile birlikte münavebe ürün olarak alınamayacaklarını, kapitalizasyon faiz oranının yüksek olduğunu, objektif değer artışı oranının yüksek belirlendiğini, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece belirlenen bedelin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin taşınmazının arsa vasfında olduğunu, bilirkişi raporunda arta kalan kısımda değer düşüklüğü oluşup oluşmadığının değerlendirilmediğini, kot farkı hususunda inceleme yapılmadığını, objektif değer artış oranının düşük olduğunu yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, ağaçların maktu değerleri belirlenirken ... İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri buğday/saman, yonca, taze fasulye verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının dava tarihine göre 30,25 TL olarak hesaplanmasında, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasında, dava 4 ay içinde sonuçlandırılamadığından yasa gereği faize hükmedilmesinde, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmolunmamasında ve davanın niteliği gereği kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik görülmediği; ancak dosya kapsamı ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Sisteminden edinilen bilgilere göre özelliği ve durumu dikkate alındığında %70 oranında objektif değer artışı uygulanması gerekirken %120 oranında objektif değer artışı uygulanmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukanda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; değerlendirme tarihi olan 2019 yılına ait İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri yerine TÜİK verileri esas alınmak suretiyle kamulaştırma bedelinin belirlenmesinin doğru görülmediği, değerlendirme tarihi olan 2019 yılına ait münavebeye esas alınan ürünlerin dekar başına asgari, azami ve ortalama verimlerinin ve kilogram başına ortalama toptan satış fiyatlarının dosya içerisinde bulunmadığı anlaşıldığından İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden münavebeye esas alınan ürünlerin dekar başına asgari, azami ve ortalama verimi, kilogram başına ortalama toptan satış fiyatı ve dekar başına ortalama üretim gideri (gider kalemleri ayrı ayrı gösterilmek suretiyle) ilgili resmî kuruluşlardan getirtilip döner sermaye faizi, bilinmeyen giderler, arazi kirası ve genel idarecilik giderlerinin masraflara dahil edilmeyeceği de göz önüne alınarak taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken rapordaki verilerin uygunluğu denetlenmeden hüküm kurulduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerce yonca için net gelir hesabı yapılırken tek yıl esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, yonca tek yıllık bir bitki değil çok yıllık bir bitki olup ekonomik ömrünün 6 yıl olduğunu, bilirkişiler tarafından yoncanın sadece bir yıl ürün vermiş gibi gösterilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, Yonca – Buğday – Taze Fasulye münavebesinin hatalı olduğunu, objektif değer artışı değerlendirilirken kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesindeki faktörlerin değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, vekâlet ücreti yönünden de itirazlarının bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun ) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı aşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.