Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10539 E. 2026/3352 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10539
- Karar No
- 2026/3352
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3212 Esas, 2025/1010 Karar KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/216 Esas, 2023/520 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedeli ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ... İlçesi, ... Mahallesi 1545, ... Mahallesi 592, ... Mahallesi 1279, ... Mahallesi 1007, ... Mahallesi 1061, ... Mahallesi 1078 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından ... Gölünü çevreleyen sedde ve ... barajı inşaa ederek, gölün doğal genişliğini ve su seviyesini değiştirmek suretiyle taşınmazların tamamen sular altında kalmasına neden olunarak el atıldığını, taşınmazların kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenlerle kamulaştırılmasız el atma tazminatı ve ecrimisil bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkili idare tarafından el atılmadığını, iddia olunan eylemin haksız el atma olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın gölün doğal yapısı nedeniyle sular altında kaldığını, ... Gölü'nün doğal bir göl olması sebebiyle göldeki su seviyesi tamamen mevsimlere bağlı olarak yağışa göre yükselip düştüğünü, gölün su seviyesi yağışlı dönemlerde yükseldiği için gölün su yüzey alanı genişleyerek etrafındaki tarım arazilerini etkilediğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede rayiç bedellerin bilirkişi raporundaki bedellerin çok altında kaldığını, dava konusu taşınmazın bedeli hesaplanırken geliri yüksek ürünlerin alındığını, kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, gerekçeli kararın 6 nolu bendinde keşif harcının da davacıya iadesine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3 oranında alınmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, dava konusu taşınmazlara davalı idare tarafından el atmanın olmadığını, dava konusu taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerinde olduğunu husumetin Hazineye yönelik olması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça dava konusu taşınmazların ... Gölünün kıyı bölümüne su taşkınlarının önlenmesi amacıyla sedde yapımı nedeniyle su seviyesinin yükselmesi suretiyle su altında kaldığını, taşınmazlarda tarım yapılmasının mümkün olmadığını belirterek el atma bedelinin davalı idareden tahsili isteminde bulunulmuşsa da, ... ilçesi, ... Mahallesi 1545 parsel, ... Mahallesi 1279 parsel, ... Mahallesi 1007 parsel, ... Mahallesi 1061 parsel, ... Mahallesi 1078 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesine 11.08.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile ... Mahallesi 592 parsel parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine 31.01.2019 tarihli ve 1508 yevmiye numaralı işlem ile kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." şeklinde şerh konulduğu ve taşınmazların bir kısmının onaylı kıyı kenar çizgisinin su olan bölümünde kaldığı, somut uyuşmazlığın mülkiyeti davacıya ait taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan davanın açıklanan niteliğine göre; davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği ve davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu taşınmazların beyanlar hanesinde şerhin bulunduğu gözetilerek davalı lehine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmolunarak davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara davalı tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadan el atıldığından dolayı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın hatalı olduğunu, davalı idarenin dava konusu taşınmazlara fiili olarak el atması nedeniyle müvekkilinin mağduriyetinin oluştuğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusunun kamulaştırmasız et almadan kaynaklanan tazminat ve ecrimisil olması nedeniyle davalı idare lehine iki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Dava dilekçesinde uyuşmazlığın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat ve ecrimisil istemine ilişkin olduğu belirtilmiş ise de, somut uyuşmazlığın tapu sicilinin hatalı tutulması nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.