Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/7387 E. 2026/11622 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/7387
Karar No
2026/11622
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/850 Esas, 2024/2422 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/69 Esas, 2024/94 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmiş, Dairemizce ilgili karar 02.10.2025 tarihinde onanarak kesinleşmiştir.

Davacı idare vekili 27.02.2026 tarihli dilekçesinde; mahkeme kararında Adıyaman ili, ..., ... Mahallesi 1 48... parselin yer almadığını, tescil işlemi yapılamadığını belirterek tavzih talebinde bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; Takbis üzerinde yapılan inceleme ile 1 47... parsel, 1 59... parsel ve 1 48... parsel sayılı taşınmazın halen davalı ... adına kayıtlı olduğu, malik ile davada taraf olan şahsın uyuştuğu, tavzih talebi ekinde yer alan Kadastro Müdürlüğü yazısında ise 1 47... parsel olması gereken parsel sayısının 1 47... parsel olarak bahsedildiği, ayrıca "... 1 48... parsel için mahkeme kararında bahsedilmediğinden ..." işlem yapılamadığından bahsedildiği, oysa bu taşınmaz numarasının da 1 48... parsel olması gerektiği, kurumlar arası yazışma sırasında parsel bilgisinin yanlış yazılmış olmasının hataya sebep olduğu gerekçesiyle tavzih talebinin 11.03.2026 tarihli ek karar ile reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin ikinci fıkrasının ''Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.'' hükmü gözetildiğinde, hükmü değiştirecek şekilde tavzih kararı verilmesinin usul ve kanuna uygun olmayacağı anlaşıldığından, tavzih talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar yukarıda anılan kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun 11.03.2026 tarihli ek kararın ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/7387, K. 2026/11622, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-7387-e-2026-11622-k-7517398165a9