Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/630 E. 2026/10746 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/630
Karar No
2026/10746
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1593 Esas, 2025/2004 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/255 Esas, 2023/146 Karar

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı idare hakkında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2000/122 sayılı dosyası ile Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü, 2 38... parsel sayılı taşınmazda 130,62 m² lik kısmın maliki olduğunu, 09.11.1999 tarihinde idarece kamulaştırma şerhi işlendiğini, taşınmaza Kıymet Takdir Komisyonu tarafından belirlenen değerin düşük olduğunu, taşınmaz bedelinin tespit edilerek müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, Mahkemece talep kısmen kabul edilerek 3.890.963,55 TL daha arttırılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, akabinde karara dayalı olarak İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4235 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve icra takibinin halen derdest olduğunu, fakat icra takibinin usul ve kanuna aykırı olup konu edilen alacakların hukuki bir dayanağının olmadığını, Maliye Hazinesi tarafından ikame edilen ve müvekkili idarenin taraf olmadığı ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.04.2008 tarih ve 2001/345 Esas-2008/189 Karar sayılı davada, davalının da içinde yer aldığı ve kamulaştırmaya konu edilen Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü 2 38... parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içindeki yerlerde iken 6831 sayılı Yasa'nın 2/b maddesi uyarınca Orman Kadastro Komisyonunca Maliye Hazinesi adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, orman sınırları içinde yer alan yerlere ait tapuların hukuki değeri bulunmadığından taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmakla hükümsüz tapunun hayatiyet kazanamayacağını, taşınmazın mülkiyetinin Maliye Hazinesine ait olduğunu ve dava konusu taşınmazın ... tarafından kamulaştırılmakla istimlak bedelinin ... Bankası nezdinde davalılar nam ve hesabına yatırıldığını, kamulaştırma öncesi mülkiyeti Hazineye ait yerler için kamulaştırma bedelini tahsil eden davalıların Hazine aleyhine sebepsiz zenginleştiklerini, bu nedenle ... tarafından kamulaştırılarak bedeli bankaya davalılar hesabına yatırılan taşınmazın mülkiyetinin Hazine adına tespitine, davalılara ödenen kamulaştırma bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesinin istenildiğini, yapılan yargılama sonunda davacı Maliye Hazinesi'nin davalının da içinde yer aldığı davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline, davaya konu taşınmazın davalılar, dahili davalılar ve birleştirilen dosyadaki davalıların kök murisleri adına yatırılan kamulaştırma bedellerinin her bir davalıya veya kök murise ödenen miktarı açısından tahsiline ve davacı Hazineye ödenmesine karar verildiğini, bu nedenlerle 3116 sayılı Kanun'a göre 1994 yılınlda Orman Tahdit Komisyonu tarafından yapılan tahdit çalışmaları sonucu taşınmazın ... ve ... Ormanı alanı içinde kaldığı ve 1991 yılında Orman Kadastro Komisyonu'nca 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/b maddesi uygulama çalışmaları ile Hazine adın orman sınırları dışına çıkartıldığının anlaşıldığını, bu durumda davalının hissedar olduğu taşınmazın müvekkili idare tarafından kamulaştırılması nedeniyle ödenen kamulaştırma bedelinin Maliye Hazinesine iadesinin gerekmesi yanı sıra İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün tezyit-i bedel davası ile hüküm altına alınan ilamın da takibe konulmasının dayanağının kalmadığını, bu hususta davalılara ... 9.Noterliği'nden ihtarda bulunulduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4235 Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetle açılan icra takibinin durdurulmasına, akabinde iptaline, davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerine, yargılanma giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından arttırılan kamulaştırma bedelinin ödenmediğini, İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğü'nün 2018/4235 E. numaralı dosyası ile başlatılan icra takibi usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı borçlu, haksız ve kötüniyetli olarak sırf takibi uzatmak amacıyla işbu menfi tespit davasını açtığını, davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, kesinleşen ilama karşı menfi tespit davası açılamayacağını, ilama dayalı alacağın davacı tarafından geçerli bir sebebe dayanılmaksızın 22 senedir ödenmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın öncelikle husumetten reddini, hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat oluşur ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabul edilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin dayandığı gerekçelere göre, davacının menfi tespit talebinde bulunduğu, iş bu talebin reddedildiği, ilamlı icra takibinde borçlu davacının menfi tesbit davasını açmasını gerektirecek neden bulunmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden davacının borçlu olduğunun sabit olduğu, Mahkemece dosya kapsamına göre verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/630, K. 2026/10746, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-630-e-2026-10746-k-32a16b2010cf