Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5701 E. 2026/11658 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5701
- Karar No
- 2026/11658
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2282 Esas, 2025/2686 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/444 Esas, 2025/182 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kırklareli ili, Lüleburgaz ilçesi, ... Mahallesi 2 08... parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın değerinin özellikleri ve objektif değeri artırıcı unsurlar göz önünde bulundurularak piyasa emsalleri ve rayiçleri ile taşınmazın konumu ve mevkii itibarıyla bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin haksız ve yüksek hesaplandığını, acele el koyma dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda ve istinafa konu dosyada alınan rapor arasında hesaplamalar yönünden çok büyük bir fark olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, münavebe sisteminin hatalı uygulandığını, ürünlerin verimlerinin yüksek hesaplandığını, objektif değer artışı uygulanmaması gerekirken %250 oranında uygulanan objektif değer artışı oranının çok yüksek olduğunu, kapitalizasyon faizinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaz bakımından 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu esas alınarak İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verilerine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu, dosyadaki bilgi ve belgelerle denetlendiğinde dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen objektif değer artırıcı unsur oranlarının ve kapitalizasyon faizinin yerinde olduğu, münavebeye esas alınan ürünlerin bölgede yetiştirilmesi mutat münavebe ürünlerinden olduğu, verim miktarlarında ortalamadan uzaklaşma gerekçeleri belirtilerek ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün dava yılına ait olan resmî verileri kullanılarak yapılan hesaplamalarda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.