Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/4515 E. 2026/11510 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4515
Karar No
2026/11510
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3558 Esas, 2026/53 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/632 Esas, 2024/63 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili, Akçakoca ilçesi, ... köyü 2 01... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespitini ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi ile karar tarihi arasında yaklaşık 4 aylık bir süre bulunduğunu, dolayısıyla kamulaştırma bedelinin dava tarihi itibariyle belirlendiğini ve çok hızlı bir şekilde 4 aylık bir sürede davanın karara bağlandığı dikkate alındığında 4 aylık enflasyon farkının yasal faizi aşmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın kapama fındık bahçesi niteliğinde olduğunu, taşınmazın değerinin bu duruma göre belirlendiğini, ancak diğer ağaçlara da ayrıca değer belirlendiğini, davacı idareye vekâlet ücretine hükmedilmediğini, her ne kadar davaya konu parsel raporda kapama fındık bahçesi olarak nitelendirilmişse de raporda sulu tarım arazisi mi kuru tarım arazisi mi olduğuna ilişkin bir tespite yer verilmediğini, zira Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında sulu tarım arazisinin kapitalizasyon faizinin %4, kuru tarım arazisinin kapitalizasyon faizinin ise %5 olarak hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, objektif değer artış oranının yüksek hesaplandığını, kapitalizasyon faizi belirlenirken bu unsurların ele alınmadığını, daimi irtifak tesis edilen alan üzerindeki fındık ocaklarının (fındık ağacı) bedeli, parsel taşınmaz kapama fındık tesisi olduğundan ve arzı değer hesabı hakim ürün fındık ziraati üzerinden gelir metodu ile hesaplandığını ve bulunan arazi bedeli içinde fındık ağaçları bedeli de yer aldığından Yargıtay içtihatları doğrultusunda findik ağaçları için ayrıca bir bedel hesabı yapılamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kapama fındık bahçesi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile %10 objektif değer artırıcı unsur uygulandığı, taşınmaz için belirlenen 304,78 TL/m² birim fiyatının davacı idarenin ileri sürdüğü gibi yüksek olmadığı, daimi ve geçici irtifak nedeniyle zarar gören ağaç (fındık ocakları) bedellerinin hesaplanmasının da yerinde olduğu, bilirkişi raporunda net gelirin hesaplanmasında 2022 yılı münavebe ürünleri fiyatı ve üretim giderleri tablosu ve en uygun veriler değerlendirilerek, 2023 yılı rekolte veriminin 2022 yılına göre yüksek olması, bölgedeki fındık ocaklarının iklimin olumsuz etkilerinden etkilenmemesi gerekçesiyle verimin 170 (kg/Da) ve fiyatının 95,00 (TL/kg) alınmış olmasının ( 2022 verileri alınmış ise de 2023 verileri ile uyumlu olması), istinaf edenin idare oluşu da dikkate alındığında davaya konu taşınmazın niteliği, tamamının yüz ölçümü, geometrik durumu ve hattın güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığı fark bedelin tespit edilmesinde, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmış olup, dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin işletilmesinin doğru bulunduğu, davanın niteliği gereğince davacı idare lehine, davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kapama fındıklık niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüz ölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle daimi ve geçici irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/4515, K. 2026/11510, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-4515-e-2026-11510-k-0bd59e7db3f9