Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/429 E. 2026/11517 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/429
- Karar No
- 2026/11517
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2641 Esas, 2025/3181 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/149 Esas, 2024/110 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz ve ecrimisil bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Hakkari ili, ... ilçesi, ... köyü 1 36... parsel sayılı taşınmazın ... Genel Müdürlüğünün ıslah çalışması yapmaması sebebiyle dere yatağı haline ve kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek kamulaştırmasız el atma, ecrimisil ve değer düşüklüğü bedelinin davalı idareden tahsili talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın uydu görüntülerinden de anlaşılacağı üzere dere yatağı içerisinde bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki dereye kurumun bir müdahalesi olmadığı ve dere yatağının kurumca oluşturulmadığını, dolayısıyla dava konusu taşınmaza idarenin bir el atması ya da müdahalesinin bulunmadığını, ecrimisil tazminatından bahsedilmesi için taşınır veya taşınmaz malın haksız bir şekilde işgal edilmesi, işgal edenin kötü niyetli olması ve sonucunda bir zarar meydana gelmesi gerektiği, taşınmaz için değer düşüklüğünün talep edilmesini makul olmadığını ileri sürerek derdestlik, idari yargı yolu veya husumet yönünden ret yönünde karar verilmesini, esas girilecek ise de dava konusu taşınmazlara ilişkin tapulama tarihlerinin öğrenilmesi adına Tapu ve Kadastro Müdürlüklerine müzekkere yazılmasını ve taşınmazın bu tarihlerde de dere yatağında bulunup bulunmadığı noktasında bilirkişilerce inceleme yaptırılmasını, akabinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu parsele müvekkili idarenin herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Danıştay birçok kararında da taşınmazın derenin yatak değiştirmesi veya ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılan bent nedeniyle arazinin sular altında kalması hallerinde açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma dava şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazların uydu görüntülerinden anlaşıldığı üzere kadimden beri dere yatağı veya taşkın sahası içerisinde bulunduğunu, dere yatağının idarece oluşturulmadığını, dere, çay gibi akarsuların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gerekçesiyle özel mülkiyete konu edilmemesi gerektiğini, müvekkili kurumun mezkur davada husumet sıfatının bulunmadığını, tapulama sırasında dava konusu taşınmazın dere yatağı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, Harita Genel Komutanlığına müzekkere yazılarak dava konusu parselin tescil aşamasında dere yatağı geçip geçmediğinin araştırılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadan karar verildiğini, arazi olarak değerlendirilen taşınmaz bakımından 2023 yılı birim fiyatları esas alınarak hazırlanan raporda ürünün verimi yüksek, masrafların ise düşük alındığını, ıslah yoluyla artırılan miktarlar için dava tarihinden değil, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğinde olan dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen yonca, buğday ve susam münavebe ürünleri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek, metrekare birim fiyatının dava tarihi olan 2023 yılına göre 115,24 TL/m² olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının sulu tarım arazisi olması nedeniyle % 4 olarak alınmasında, dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sisteminin incelenmesinden anlaşılan niteliği, geometrik durumu, özelliği dikkate alınarak dava konusu taşınmaz için % 40 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, sürekli olarak dere yatağı haline gelen kısımların bedeline hükmedilerek kamulaştırılmasına karar verilmesinde, taşınmazın niteliğine göre hesaplama yapılarak ecrimisile hükmedilmesinde, hükmedilen tazminattan ve ecrimisilden davalı tarafın sorumlu tutulmasında, hükmedilen tazminata ve ecrimisile dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde, taşınmazda değer kaybı oluşmadığından bu talep yönünden talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak yargılama giderleri içerisine dahil edilmesi gereken keşif harcının davacı tarafa iadesine karar verilmesi, arta kalan gider avansının talep şartı gerekmeksizin yatıran tarafa iadesine karar verilmesi gerekirken talep halinde iadesine karar verilmesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 28 inci maddesi gereği kısa karar özetinin tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken karar kesinleşince bir örneğinin Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın dere yatağında kaldığı dikkate alındığında fiili el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.