Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3646 E. 2026/12461 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3646
- Karar No
- 2026/12461
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/474 Esas, 2025/775 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Trabzon ili, ... ilçesi, ... köyü 431 parsel sayılı taşınmazı Hazineden satın aldığını; ancak dava konusu taşınmazın tapusunun orman olduğu gerekçesiyle ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/126 Esas, 2013/118 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiğinden, uğranılan zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; orman idaresince tahsis talebi bulunmadığını, satış işleminin usulüne uygun yapıldığını, davacının Mahkeme kararını temyiz etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.06.2015 tarihli ve 2015/8 Esas, 2015/352 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.06.2015 tarihli ve 2015/8 Esas, 2015/352 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; her ne kadar dava konusu taşınmaz hâlâ tapuda davacı adına kayıtlı ise de anılan Mahkeme kararının kesinleşmesi ile davacının dava konusu taşınmazda olan mülkiyet hakkı sona erdiğinden davacının tazminat talebinin hukukî yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 08.09.2020 tarihli ve 2017/226 Esas, 2020/223 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 08.09.2020 tarihli ve 2017/226 Esas, 2020/223 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın arsa mı arazi mi olduğu tespit edilerek yöntemine göre değer biçilmesi gerektiği, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tapu kaydı iptal edilen taşınmaz bedeline hükmedilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle Hazine tarafından açılan tapu iptal ve tescil dosyasında davacılar aleyhine hükmedilen harcın Hazineden tahsiline karar verilmesi, kabule göre de 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinden kaynaklanan tazminat davalarında değerlendirme tarihinin dava tarihi olduğu ve taşınmazın bedelinin bu tarih itibarıyla belirlendiği gözetilerek faizin dava tarihi itibarıyla işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde tapu iptal kararının kesinleştiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmediğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar 1. Mahkemenin 24.10.2023 tarihli ve 2023/56 Esas, 2023/701 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunun İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden ... verilerinin getirtilerek denetlenmemesi ve münavebeye esas ürünlerin net gelirleri sırasıyla 834,17 TL, 2916,67 TL ve 1750 TL olarak tespit edilmesine rağmen gerekçesi açıklanmadan 433,33 TL, 1250 TL ve 1050 TL kabulü ile hesap yapılması doğru olmadığı gibi bilikişi raporunda parsel sorgu görüntüsü dikkate alındığında meskun mahalde bulunmadığı ...’nin su ve kanalizasyon çalışması yapmadığı belirterek dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğu ve dava konusu parselin mahalleye yakın olmaması, yola cepheli olmaması şehir merkezine uzak olması göz önünde bulundurulduğunda objektif değer artışı uygulanmadığı belirtilmişse de Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgu sisteminde yapılan incelemede dava konusu taşınmaza yakın mesafede 3131 sokağın bulunduğu, yine yakın konumda cami ve yerleşim yeri bulunduğu gözetildiğinde dava konusu taşınmazı arazi vasfında kabul ederek değer biçen rapor inandırıcı bulunmadığından mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçelerinde özetle; maddi hata sonucu düşük bedele hükmedildiğini, bilirkişi raporunda belirlenen bedel üzerinden bedel artırım dilekçesi verdikleri hâlde, bedel artırım dilekçesinde taleplerinin gözden kaçırılarak eksik bedele hükmedildiğini, 1.777.809,93 TL bedel üzerinden kabul kararı verilmesi gerektiğini, bu durumda vekâlet ücretinin de değişeceğini, faiz başlangıcı ve türünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçelerinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 11.06.2026 tarihli ve 7584 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 22'de özetle; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen "Devlet Ormanı" olarak sınırlandırılan taşınmazlardan, bu maddenin 2. ve 3. fıkrası kapsamında kalan taşınmazlar hakkında bu maddenin 5. fıkrasının (a) bendi uyarınca; "...Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerine bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." hükmü getirilmekle mahkeme kararından sonra yürürlüğe giren yasal değişiklik uyarınca inceleme ve işlem yapılması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozmanın niteliği gözetilerek şimdilik sair hususlar incelenmeksizin temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.