Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2550 E. 2026/12447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2550
- Karar No
- 2026/12447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/316 Esas, 2025/2398 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/176 Esas, 2024/383 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin Sakarya ili, ... ilçesi, ... ... mevki 1 02... parsel sayılı, 165716.31 m² yüzölçümlü, ağnama mahsus mera nitelikli taşınmaza miras yolu ile intikal sonucu 1/10'şer hisse ile ve toplamda 1/2 oranında el birliği ile malik olduğunu, taşınmazın beyanlar hanesine 26.09.1997 tarih ve 1546 yevmiye numarası ile "İfraz Edilemez Özel Ormandır Satılamaz ... Orman Müdürlüğü 25.09.1997 T. 5250 (Şablon: 6381 sayılı Orman Kanunu'nun 52 nci maddesi gereği Özel Orman Belirtmesi)" kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığına dair şerh konulduğu, anılan şerhin davacıların tasarruf yetkisini kısıtladığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın taraflarına miras yoluyla intikal ettiğini, muris ... ... tarafından üzerinden herhangi bir kısıtlayıcı şerh olmaksızın 1995 yılında alındığını, ancak satıştan sonra 1997 yılında orman idaresi tarafından özel ormandır, ifraz edilemez şerhi konulduğunu, mera ya da orman şerhi olsa da her iki durumda da mülkiyet haklarının kısıtlandığını, mahkemenin davacıların taşınmazı şerhi bilerek 2014 yılında intikal suretiyle almış olmaları nedeniyle ret gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle taşınmazın mülkiyeti sınırlandıran kısmının iptali ile Hazine adına tescili ve 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince tazminatın ödenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, ... mevkiinde bulunan "ağnama mahsus mera" niteliğindeki 1 02... parselin 20.06.1995 tarihinde davacıların murisi ... ... tarafından aynı vasıfla satış suretiyle edinildiği, taşınmazın üzerine 1997 yılında "ifraz edilemez, özel ormandır" şeklinde kesinleşmiş şerh konulduğu, davacıların ise bu yeri adı geçenin ölümü üzerine 2014 yılında intikal suretiyle edindikleri, özel orman şerhli taşınmazın maliklerinin mülkiyet ve tasarrufunda bulunduğu, mülkiyet hakkının zarara uğradığından söz edilebilmesi için tapu kaydının iptali sonucunda doğmuş bir zararın olması gerektiği, alınan bilirkişi raporuna göre de taşınmazın vasfının ilk tesisinde olduğu gibi "ağnama mahsus mera" niteliğinde olduğu da dikkate alındığında somut olayda tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı bir zararın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davacı idare vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.