Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3600 E. 2026/11137 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3600
Karar No
2026/11137
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2292 Esas, 2025/2688 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Şarköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/368 Esas, 2025/77 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, Şarköy ilçesi, ... Mahallesi 1 77... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın reddine karar verilmesini, davanın kabulü halinde ise taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda ortalama verim değerlerinin yüksek ve maliyetlerin ise düşük alındığını, münavebe ürünlerinin hatalı olduğunu, %4 kapitalizasyon faiz oranının uygun olmadığını, uygulanan %100 objektif değer artışının yüksek olduğunu, tespit edilen değer düşüklüğü oranının da çok yüksek olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi arazi olarak nitelendirilerek olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin ve değerlendirme tarihi olarak dava tarihinin esas alınmasının doğru olduğu, taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen objektif değer artırıcı unsur oranlarının ve kapitalizasyon faizinin yerinde olduğu, irtifak tesisi istenilen hattın taşınmazdan geçtiği yer ve geçtiği alan dikkate alındığında değer düşüklüğü oranının dosya kapsamına uygun olduğu, her ne kadar 2942 sayılı Kanun'un 15/son maddesi uyarınca değerlendirmenin dava tarihi itibarıyla yapılması gerekmekte ise de 2025 yılı verilerinin 2026 yılı başında kesinleşecek olması nedeniyle karar tarihinde henüz yayınlanmamış olması, istinafa gelenin sıfatı ve davacının 2025 yılı verileriyle hesaplama yapılmasına ilişkin açık istinafı bulunmaması nedeniyle, istinaf sebepleri gözetilerek bu hususta kararın kaldırılmasına gerek görülmediği gerekçesi ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3600, K. 2026/11137, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3600-e-2026-11137-k-189c700c7350