Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3471 E. 2026/11982 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3471
- Karar No
- 2026/11982
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1801 Esas, 2025/2471 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/460 Esas, 2024/295 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, Mustafakemalpaşa ilçesi, ... Mahallesi 1 93... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum tarafından alınan kamulaştırma kararını kabul etmenin mümkün olmadığını, belirlenen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu yer itibarıyla ulaşıma oldukça elverişli bir konumda olduğunu, verimli, sulu tarıma uygun, bölgede yetiştirilen her ürünü yetiştirmeye uygun haldeki taşınmazın değeri hesaplanırken objektif değer artışı en yüksek oranda ele alınmalı ve buna göre yeniden taşınmazın kamulaştırmaya esas bedelinin belirlenmesi gerektiğini, öncelikle davanın reddini aksi halde ise kamulaştırmaya esas taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi amacıyla bilirkişiden rapor aldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı düzenlendiğini, münavebenin hatalı uygulandığını, dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, vekâlet ücreti takdirinin ve faiz uygulamasının hatalı olduğunu, adi kanuni faiz uygulanmasının gerektiğini, ilgili daire kararında dört aylık kanuni sürenin bitiminden itibaren adi kanuni faiz işletilmesi gerektiğinin açıkça hüküm altına alındığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olduğunu ve konumu gereği değerli olduğunu, objektif değer artış oranının en yüksek oranda en az %300 olarak belirlenmesi gerektiğini, kapitalizasyon faizinin %4 olarak alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazdan bir yılda 2 hatta 3 kez ürün alınabileceğini, dava konusu taşınmaza komşu taşınmaza gayrimenkul değerleme uzmanınca 350 TL/m² değer belirlendiğini, uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu anlaşılan dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranınının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmi tarım verileri ile uyumlu olduğu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanmasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesi'nin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.20 19... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davanın 01.08.2023 tarihinden önce açılması nedeniyle kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiğinden ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak objektif değer artış oranının % 50 olarak uygulanması gerektiği gözetilmeksizin hesaplama yapılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 3 69... inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.