Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2812 E. 2026/10635 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2812
- Karar No
- 2026/10635
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/488 Esas, 2016/243 Karar KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü 2450 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı tarafça verilmiş cevap dilekçesine dosya içerisinde rastlanmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece 27.07.2011 tarihli ve 2011/206 Esas, 2011/448 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak davacı idare tarafından dosyaya sunulan 08.08.2011 tarihli yazıda dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 44,06 m²lik bölümün tamamının bedelini ödemeyi kabul edip, adına tescilini talep ettiği gözetilerek, kalan kısmın bedeline hükmedilmesi gerekirken % 90 değer azalışına karar verilmesi doğru görülmediğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırılan 204,94 m²lik kısmın yol olarak terkinine karar verilmesi gerektiğini, arta kalan 44,06 m²lik kısma ilişkin olarak anlaşma yapılarak devrin gerçekleştirilmiş olması nedeniyle bozma öncesi bu kısma yönelik olarak bloke edilen ve davalıya ödenen değer kaybı bedeli ile bozma sonrası bloke edilen fark bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. İlk karar gereği bedeli ödenmiş olan 204,94 m²lik kısma ilişkin davanın kabulü ile terkin hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
4.Bozma sonrası davacı idare vekilince bloke edilmiş olan 1.806,46 TL bedelin davacı idareye iadesine karar verilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasına (1) numaralı bent olarak “Dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Köyü 2450 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma krokisinde belirtilen 204,94 m²lik kısmı yönünden kamulaştırma nedeniyle tapu kaydının iptaline, davacı lehine yol olarak terkinine, takdir edilen ve bankaya yatırılmış olan toplam 100.283,54 TL kamulaştırma bedelinin ilk karar gereği ödeme yapılmamışsa, mükerrer ödemeye mahal verilmeden davalıya ödenmesine, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına” cümlesinin yazılması, hüküm fıkrasındaki (1) numaralı bende (2) sayısı verilmek suretiyle cümlenin başına “Dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Köyü 2450 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 44,06 m²lik kısmına ilişkin olarak” ibaresinin eklenmesi ve bendin sonuna “ bozma sonrası davacı idare vekilince bloke edilmiş olan 1.806,46 TL bedelin davacı idareye iadesine, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına” cümlesinin eklenmesi ve kalan bentlerin numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.