Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2638 E. 2026/9934 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2638
- Karar No
- 2026/9934
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2241 Esas, 2025/4249 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/407 Esas sayılı dava dosyasında kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil davası açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, ilgili kararın onama ile kesinleştiğini belirterek ilk davada saklı tutulan kamulaştırmasız el atma tazminatının ve ecrimisil tazminatının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın iş bu davayı 16.07.2024 tarihinde ek dava olarak açtığını; ancak 02.04.2024 tarihinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci madde uygulamasına dair işlemin kesinleştiğini ve tapuya tescil olunduğunu, bu sebeple artık iş bu davanın görülmesinin hukuken imkansız hale geldiğini, davanın öncelikle usulden reddine, esasa geçilecekse haksız davanın reddine, 3194 sayılı Kanun'un 18 inci madde uygulamasının kesinleşmesi sonucu davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açmış oldukları davanın ek dava olduğunu, Yargıtay tarafından verilen kesin karara binaen bakiye kalan alacak için açılmış dava olduğunu, yerel mahkemece eksik ve hatalı karar verildiğini, usul ve kanuna aykırı kararın düzeltilmesi gerektiğini, davanın tamamı kabul edilmeliyken bir kısmı Belediyenin sonradan aldığı imar kararı sebebiyle reddedildiğini, belediyenin imar kararı ile Yargıtayın kesin kararının yok sayıldığını, yerel mahkemece davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararında lehlerine hükmedilen vekâlet ücreti eksik olduğunu, yerel mahkeme kararının düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; takdiyatların kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, zamanaşımı ve hak düşürücü itirazlarının bulunduğunu, ek dava açılmadan önce 18 inci madde uygulaması gereğince tescil işlemleri bitmiş olup davanın konusuz kaldığını, davanın görülmesinin hukuken imkansız hale geldiğini, 18 inci madde uygulamasına dair işlemin kesinleşmiş ve tapuya tescil olunduğunu, bu sebeple kararının bozulması gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk açılan dosyada; Dairelerinin davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının Yargıtay onama ilamı ile kesinleşen, Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2021/407 Esas, 2022/249 Karar sayılı kararına göre karara dayanak yapılan teknik hesap bilirkişi heyeti raporunda; davaya konu el atılan alan için, tazminat bedeli olarak, 776.406,97 TL ve 133.734,74 TL arta kalan alan için değer düşüklüğü bedeli hesaplandığı, yine aynı karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda 174.600,00 TL ecrimisil bedeli hesaplandığı, önceki dosyada toplam 1.000,00 TL tazminata ve 500,00 TL ecrimisil bedeline hükmedildiği, davacının imar uygulaması yapılmasa idi, bakiye 909.141,71 TL tazminat ve değer düşüklüğü alacağı ile 174.100,00 TL ecrimisil bedeli alacağı kalacağı, ancak; dava konusu taşınmazın ilk karar sonrası imar uygulaması gördüğü ve yerel mahkemece fen bilirkişisinden ek rapor aldırılarak, yeni oluşan duruma göre fiili el atmaya konu bölümlerin kroki üzerinde gösterilerek yeni yüz ölçümlerinin tespit edildiği, buna göre; K harfli 54,91 m² alanın halen fiilen el atılan kısım olduğu, Y harfli alanın artık parsel içinde kalmadığı, mahkemece bu alanlara göre, asıl dosyada kesinleşen metrekare birim fiyatı üzerinden hesaplama yapıldığı, yapılan bu hesaplamaya göre; K harfli 54,91 m² alana 219.603,21 TL tazminat, arta kalan alana 127.060,71 TL değer düşüklüğü bedeli hesaplandığı, yine zamanaşımına uğramamış 122.500,00 TL ecrimisil bedeli hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesince, ilk davada hükmedilen 1.000,00 TL tazminat ve 500,00 TL ecrimisil bedeli mahsup edilerek, bakiye 126.560,71 TL değer düşüklüğü bedeli ile 219.103,21 TL tazminata ve 122.500,00 TL ecirimisil bedeline hükmedilmesinde, bu miktar yönünden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin 563.977,79 TL yönünden davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde, davacı talebine göre ilk dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde, davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekâlet ücretine hükmedilerek, ilk davadaki vekâlet ücretinin mahsubuna karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.