Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2548 E. 2026/11875 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2548
Karar No
2026/11875
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/596 Esas, 2025/1041 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/407 Esas, 2024/704 Karar

Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmazı devraldığı tarihte, taşınmaz üzerinde devre engel veya başkaca herhangi bir şerh veya kısıtlama bulunmadığını, 21.09.2020 tarihinde Kamulaştırma Kanunu'nun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sonradan şerh konulduğunu, müvekkilinin tapu kaydına güvenerek almış olduğu taşınmazın tapu kaydına sonradan şerh konulması nedeniyle zarara uğradığını ve bu zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında davalı ... Hazinesinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esas yönünden hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını ve idareleri adına tapuya tescil edildiğini müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumetten, olmadığı taktirde davacının ileri sürdüğü hususların bedel tespit ve tescil davasında ileri sürülebileceğinden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın satın alındığı sırada devre engel herhangi bir şerh veya kısıtlama bulunmadığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca şerhin taşınmazın satın alınmasından sonra konulduğunu, bedel tespit ve tescil davasında müvekkilinin hissesine düşen bedelin çok cüzi miktarda olduğunu, davalılar Hazine ve ... Genel Müdürlüğünün kusura karşı ... ilkelerden dolayı sorumlu olduğunu, davalı ...’in ise zapta karşı sorumluluk hükümleri gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma bedel tespit davasında yargılamanın devam ettiği, iş bu davada ileri sürülen taleplerin kamulaştırma davasında irdeleneceği, eldeki davada bir hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 ncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2548, K. 2026/11875, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2548-e-2026-11875-k-e85ec55db3aa