Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/233 E. 2026/10366 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/233
Karar No
2026/10366
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/748 Esas, 2025/2149 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/502 Esas, 2024/577 Karar

Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi 515 (yeni 1 41... ) parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin paylı malik olduğunu, ... tarafından kamulaştırılmaksızın ağaç dikildiğini, mülkiyet hakkının hukuken ve fiilen engellendiğini, müvekkilinin zararının oluştuğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazdaki müvekkiline ait payın tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, belirlenecek tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idare yönünden davanın husumetten reddedildiğini, mahkemece maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken düşük nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, yargı yolu zamanaşımı ve husumete ilişkin hususları ileri sürerek eldeki davanın kamulaştırmasız el atma hükümlerine tabi olması gerektiğini, oluştuğu iddia edilen zararın tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanmadığını, husumetin Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, tescil hükmünün hatalı kurulduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın paylı maliklerinden Kağan Akbulut, Ümmügül Akbulut ve ... Bilge Akbulut tarafından eldeki davadaki iddialarla Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davasının 02.11.2017 tarihinde açıldığı, mahkemece ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Hazine hakkındaki davanın kabulüne, kadastral arsa niteliği ile 02.11.2017 tarihi itibarıyla m²si 525,00TL’den tazminata hükmedildiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/5815 Esas, 2023/11824 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, yine çekişmeli taşınmazın yakınlarında bulunan 625 (yeni 1 01... ) parselin Temmuz 2017 tarihi itibarıyla kadastral arsa niteliği ile 1.000,00 TL/m²den tazminata hükmedildiği, bu bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/4222 Esas, 2021/6441 Karar sayılı kararıyla onandığı tespit edildiği, bu durumda anılan emsal kararlardaki metrekare birim fiyatları karşısında İlk Derece Mahkemesince kadastral arsa niteliği ile dava tarihi itibarıyla 595,00 TL/m²den tazminata hükmedilmesinde ve istinafa konu davanın açıldığı tarih itibarıyla Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından uyuşmazlığın 2942 sayılı Kanun kapsamında ve kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası niteliğinde olduğu, husumetin Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği kabul edilmiş ise de 17.05.2021 tarihinden itibaren ise uyuşmazlığın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında değerlendirilerek husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiğinin benimsendiği, istinafa konu davayı içtihat değişikliğinden önce ... aleyhine açtığı, bu durumda içtihat değişikliğinden önce dava açıldığından, davalı ... tarafından da kamulaştırılmaksızın ağaçlandırma yapılmak suretiyle tazminat istemine konu taşınmaza fiilen el atılarak davanın açılmasına sebebiyet verildiğinden davalı ... yararına vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin açık olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, 515 (yeni 1 41... ) parsel sayılı taşınmazın ... Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, taşınmazın orman alanında kaldığına dair şerhin 19.09.2016 tarihinde tapuya işlendiği, davacıların taşınmaza satış yoluyla 02.06.1977 tarihinde malik olduğu anlaşılmıştır.

3. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları gözetilerek davalı ... lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi bozmayı gerektirir.

5. Davacının payı karşılığına isabet eden yüzölçümünün hatalı yazılmak suretiyle infazda tereddüte yol açılması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idareler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (10) numaralı bendinde geçen "19.298,30 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "30.000 TL" ibaresinin yazılması, (3) numaralı bendinde yer alan "1.191,62 m²ye tekabül eden 59/2235 hisseli tapunun" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "payın" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/233, K. 2026/10366, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-233-e-2026-10366-k-105522d4fdea