Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/186 E. 2026/10422 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/186
Karar No
2026/10422
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1962 Esas, 2025/1122 Karar KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... Mahallesi kök 606 parsel sayılı taşınmazda malik olan ... ’ın mirasçısı olduğunu, taşınmazın muhtelif tarihlerde imara tabi tutulduğunu ve kalan 2472 m²lik kısmın da ... Belediye Başkanlığına hibe ettirildiğini, yapılan imar dağıtımlarında kamulaştırmasız el atmanın gerçekleştiğini, hibe ile birlikte taşınmazdan %35'ten daha fazla kesinti yapıldığını, yapılan bu fazla kesintinin tapu kayıtlarından tamamen çıkarılarak halihazırda kavşakta kaldığını, müvekkilinin tapu hakkının bu kavşak içerisinde zayi olduğunu belirterek muhtelif imar uygulamaları sonucunda yapılan ve imar kesintisinden aşkın şekilde yolda kalan alanının rayiç değerinin haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin Maliye Hazinesine yöneltilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın el atma fiilini gerçekleştiren ve kamulaştırma yapma yetkisine haiz idareye veya lehine kamulaştırma yapılabilecek özel hukuk tüzel kişisine karşı açılması gerektiğini, müvekkili idarenin dava konusu yer ile ilgili kamulaştırma yapma yetkisine haiz olmadığını, müvekkili idarenin hukuka aykırı bir eylemi de bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idarece herhangi bir şekilde fiilen el atma olmadığını, parsel üzerinde herhangi bir tasarruflarının da bulunmadığını, öncelikle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

3. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kök 606 No.lu kadastro parselinin ilk olarak 5810 m²lik kısmında, 17.09.1984 tarihli Antalya Belediyesi Encümen kararı ile imar uygulaması işlemi yapıldığını, bu imar uygulaması işleminde yasal %25 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak imar hakkının ... Mahallesi 38 02... , 2, 3, 4, 17... ada 9, 10... sayılı imar parsellerinden verildiğini, sonrasında 606 No.lu kadastro parselinin 6418 m²lik kısmında 03.03.1988 tarihli Antalya Belediyesi Encümen kararı ile imar uygulaması işlemi yapıldığını, bu imar uygulaması işleminde yasal %35 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak imar hakkının ... Mahallesi 42 87... , 7, 8, 9 ile 41 65... numaralı imar parsellerinden verildiğini, 606 No.lu kadastro parselinin 45 metrelik yolda kalan 2472 m²lik kısmının ise davacının babası ... 'ın vekili ... tarafından 21.10.1998 tarihli ve 8203 yevmiye numarası ile kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak müvekkili ... Belediye Başkanlığına hibe edildiğini, imar uygulaması işlemleri hibeden önce yapıldığından yapılan hibenin imar uygulamalarında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, imar uygulaması işlemlerinde yasal kesintilerin dışında yapılan bir kesintinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli ve 2017/220 Esas, 2021/13 Karar sayılı kararıyla asıl davanın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat, birleştirilen davanın ise bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin olduğunun kabulü ile miras bırakanın 22.11.2006 tarihinde öldüğü gözetilerek dava tarihi itibarıyla 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden birleştirilen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, asıl davanın ise davacının aktif ve davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/1539 Esas, 2022/882 Karar sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... Mahallesi 606 parsel sayılı taşınmaz 14700 m² iken, 27.09.1984 tarihli ve 3770 sayılı Antalya Belediyesi Encümen kararına istinaden yapılan imar uygulaması sonucu 5810 m²lik kısmından 1453 m² düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra 4357 m²sinin imar tahsisi ile imar parsellerine gittiği, 606 parselin imar uygulamasına dahil edilmeyen 8890 m²lik kısmından 6418 m²nin Antalya Belediye Başkanlığının 03.03.1988 tarihli ve 1078 sayılı Encümen kararına istinaden düzenleme ortaklık payı kesilerek 4178 m²sinin imar tahsisi ile imar parsellerine gittiği, dava konusu 606 parsel sayılı taşınmazın 2472 m² olarak kaldığı, dava konusu taşınmaz ... oğlu ... adına kayıtlı iken, Konyaaltı Tapu Sicil Müdürlüğünün 15.10.1988 tarihli ve 8203 yevmiye numaralı resmi senedi ile malik ... oğlu ... tarafından ... Belediye Başkanlığına kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak hibe edildiği ve taşınmazın ... adına tescilinin yapıldığı, bağış sözleşmesinin resmi olarak yapılması gerektiği, malik ... oğlu ... tarafından tapuda düzenlenen resmi senet ile hibe edildiğinden bağışın geçerli olduğu, dava konusu taşınmazın hâlen ve fiilen ... Caddesi üzerinde kaldığı, davacı vekilinin asıl ve birleştirilen davada kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedelin tahsili talebinde bulunduğu, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için dava tarihi itibarıyla davacıların genel kural olarak tapuda malik olması gerektiği, dava konusu taşınmazın tapusunun iptal edilmediği, dava tarihi itibarıyla ve halen ... adına tapuda kayıtlı bulunduğu, bu nedenle davacıların kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davası açmak için aktif dava ehliyetleri bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddi ile resen gözönünde bulundurulması gereken hususlar dikkate alındığında; aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği hâlde, asıl dava yönünden husumetten davanın reddine karar verilmesi ve birleştirilen dava kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davası olmasına rağmen bağıştan rücu davası şeklinde değerlendirilerek hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan gerekçe düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi ile; Dava konusu Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... Mahallesi 606 parsel sayılı taşınmaz 14.700,00 m² iken, 27.09.1984 tarihli ve 3770 sayılı Antalya Belediyesi Encümen kararı ve %25 düzenleme ortaklık payı kesintisi ile imar uygulamasına dahil edilerek 1.453,00 m² düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra 4.357,00 m²sinin 38 02... , 2, 3, 4 ve 17 parseller ile 38 03... , 10, 11 parsellere gittiği, 606 parselin ilk uygulamadan arta kalan 8.890,00 m²lik kısmından 6.418,00 m²lik kısmının 03.03.1988 tarihli ve 1078 sayılı Antalya Belediyesinin Encümen kararı ve %35 düzenleme ortaklık payı kesintisi ile imar uygulamasına dahil edilerek 2.246,00 m² düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra 4.172,00 m²sinin 42 87... , 7, 8, 9 parseller ile 41 65... parsele gittiği, dava konusu 606 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamalarından arta kalan 45 metrelik yolda kalan 2.472,00 m²sinin ise dava konusu taşınmaz ... oğlu ... adına kayıtlı iken Konyaaltı Tapu Sicil Müdürlüğünün 21.10.1988 tarihli ve 8203 yevmiye numaralı resmi senet ile davacının murisi olan malik ... tarafından kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak ... Belediye Başkanlığına hibe edildiği ve taşınmazın tapuda ... adına tescilinin yapıldığı, 606 sayılı kadastro parselinin Belediyeye terk edilmesi koşulu ile 2.472,00 m²lik 606 parsele ait yapı hakkının 38 02... , 2, 3, 4, 17 parsellere ait yapı hakları ile birleştirilerek toplam inşaat alanının 2.548,00 m² olarak verilmesine ilişkin ... Belediye Meclisinin 24.08.1998 tarihli ve 182 sayılı kararının Antalya 1. İdare Mahkemesinin 2003/849 Esas, 2005/910 sayılı kararı ile iptal edildiği ve kararın kesinleştiği gözetildiğinde, davanın kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldığından sorumlu idare de tespit edilip işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı Hazine yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden kabulüne ve birleştirilen davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu ... Mahallesi 606 parsel yönünden idarelerince alınmış bir kamulaştırma kararı bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, el atma tarihindeki niteliği dikkate alınarak değer biçilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı kalan harcın davalı ... Başkanlığından alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/186, K. 2026/10422, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-186-e-2026-10422-k-af756fcd3a37