Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1137 E. 2026/9484 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1137
Karar No
2026/9484
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/198 Esas, 2025/552 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 53 71... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.08.2022 tarihli ve 2022/62 Esas, 2022/256 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 12.08.2022 tarihli ve 2022/62 Esas, 2022/256 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2022/3095 Esas, 2024/585 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2022/3095 Esas, 2024/585 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinin yöntem itibarıyla doğru olduğu, ancak dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğu, yine dava konusu taşınmazın geldisinden bedelsiz yola terk edilen bir yer olup olmadığı hususu Kadastro Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulmadan, taşınmazın üzerinde kat mülkiyeti niteliğinde yapı bulunduğundan bahisle imar parseli niteliğinde olduğu kabul edilmesi doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunup, aynı kamulaştırma kapsamında yer alan, kadastral parsel niteliğine haiz, aynı değerlendirme tarihi itibarıyla idare tarafından kıymet takdir komisyonunca teklif edilen m² birim fiyatı ile arsa m² rayiç değeri dava konusu taşınmazla aynı olan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 53 71... parsel sayılı taşınmaza 2022 yılı Mart ayı değerlendirme tarihi itibarıyla 22.700.00 TL/m² değer tespit edildiği, bu değerin de Dairemizin 2024/6432 Esas, 2025/3251 Karar sayılı dosyası ile denetiminden geçerek onandığının anlaşıldığı, bilirkişi kurulundan güçlü delil niteliğindeki bu bedelden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelin bozma kararı öncesi hüküm altına alınan kısmına davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 29.06.2022 tarihinden ilk karar tarihi olan 12.08.2022 tarihine kadar; bozma kararı sonrası hüküm altına alınan kısmına ise 29.06.2022 tarihinden karar tarihi olan 03.11.2025 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işleyecek faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalının murisi ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline dair bozma öncesi verilen kararın infaz edildiği anlaşıldığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hüküm altına alınan bedelin oldukça düşük olup taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesine yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 46 ncı maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca, herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanacağından, hüküm altına alınan kamulaştırma bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken, yasal faiz işletilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin çıkarılarak yerine " Tespit ve depo edilen toplam 1.424.033,65 TL kamulaştırma bedelinin bozma kararı öncesi hüküm altına alınan 997.860,49 TL'sine dava tarihinden ilk karar tarihi olan 12.08.2022 tarihine kadar; bozma kararı sonrası hüküm altına alınan 426.173,16 TL'lik kısmına ise dava tarihinden karar tarihi olan 03.10.2025 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz işletilerek işleyecek faizin davacı idareden tahsili ile davalıya verilmesine, " cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1137, K. 2026/9484, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1137-e-2026-9484-k-7bb7bdde7ff9